YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22892
KARAR NO : 2013/19398
KARAR TARİHİ : 20.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalılar, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı kurum yönünden, davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı şirket yönünden, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; sözkonusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre sözkonusu tazminatın davacının altı aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Öte yandan, 4857 sayılı Kanun’un 2/6. son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun’u ile asıl işverenin, bu Kanun’dan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut olayda, davalı Türk Patent Enstitüsünün üst işveren olduğu, alt işveren olan davalı şirketle birlikte işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar yönünden müteselsilen sorumlu olduğu ortadadır. Hal böyle olunca, davalı Türk Patent Enstitüsü yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar yönünden alt işverenle birlikte sorumlu tutulmaması, lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yaptığı yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesi yanlış ise de, kararın sadece davalı Türk Patent Enstitüsü tarafından temyiz edilmesi karşısında, bu davalı yönünden oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, bu yanlışlıklar bozmadan sonra oluşturulan kararda dikkate alınmamıştır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve temyiz edenin sıfatına göre aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşe iade yönünden davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden husumet nedeniyle davanın REDDİNE,
3-Davalı şirket yönünden, davanın kabulü ile, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı İrem Bilg. İşl. Danş. Tem. Yem. Gıda Med. İnş. Orm. İşl. Taah. San. Tic. Ltd. Şirketine ait işyerindeki işine iadesine,
4-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalı şirket tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
5-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
6-Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 7,15 TL harcın davalı şirketten tahsiline
7-İşe iade yönünden kurum nedeniyle dava husumet sebebiyle reddedildiğinden davalı Türk Patent Enstitüsünün Başkanlığı vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 1.320,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı Türk Patent Enstitüsüne Başkanlığı verilmesine,
Diğer davalı şirket yönünden dava kabul edildiğinden ve davacı taraf vekille temsil olunduğundan hükmün verildiği tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 1.320,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Davacı tarafın davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yönünden yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafın davalı İrem şirketi yönünden bozmadan önce yaptığı davetiye ve müzekkerinden giderinden oluşan toplam 48,00 TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 69,40 TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı İrem şirketinin yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 20.09.2013 tarihinde karar verildi.