YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6812
KARAR NO : 2012/2645
KARAR TARİHİ : 21.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 120 ada 5 parsel sayılı 864.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …, …, …, … ve … adına eşit hisse ile tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacının sunmuş olduğu “bir bab hane” vasıflı 16.04.1986 tarih 3 numaralı tapu kaydının sadece çekişmeli parsel üzerindeki evi kapsadığı, ev dışında parselin geri kalanı üzerinde davacının zilyetliğini ispatlayamadığı, kadastro tutanağında da parselin üzerindeki evin davacıya ait olduğunun şerh düşülmüş olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davalılardan …’ın kabul beyanını içerir dilekçe verdiği görülmektedir. Bu dilekçeye ilişkin beyanı davacıdan sorulmamış, tapu kaydının kapsamı yöntemince belirlenmemiştir. Diğer taraftan, tapu kayıtları mülkiyet belgeleri olmaları sebebiyle zemini de kapsacağından, kadastro tutanağında, parselin üzerindeki muhdesatın davacıya ait olduğuna ilişkin şerh, muhdesatın arzının da davacıya ait olduğunu göstermez. Bu nedenlerle mahkemece, Doğru sonuca varılabilmesi için; komşu parsellerinin tümünün tutanakları, varsa dayanakları getirtilmeli, dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile dayanak tapu kaydı uygulanarak, hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmek suretiyle tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeli ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.