Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8392 E. 2011/6913 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8392
KARAR NO : 2011/6913
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 24, 140 ada 144, 139 ada 48, 134 ada 30, 133 ada 124, 113 ada 11 parsel sayılı 12310.12, 9760.37, 15065.59, 9135.47 ve 3551.72, 131190.11 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro komisyonu tutanağı ile irsen intikal, taksim ve satın alma nedeniyle, 114 ada 24 sayılı parselin 5/7 payının …, 140 ada 144 sayılı parselin 5/7 payının … , …139 ada 48 sayılı parselin 5/7 payının …, 134 ada 30 sayılı parselin 5/7 payının …, 133 ada 124 sayılı parselin 5/7 payının …, 113 ada 11 sayılı parselin 5/7 payının … evlatları …, … adına, tüm parsellerin 1/7 payının …, 1/7 payının … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde 114 ada 24 sayılı parseli babasının davalıların annesinden satın alındığı ve taksimen kendisine kaldığı, 20 yılı aşkın zilyet bulunduğunu ileri sürerek, davacı … ise, tüm parseller hakkında annesi…’nın babası …’ndan intikal ettiği davalıların hakkı olmadığı iddiası ile dava açmışlardır. Yargılama sırasında davalı …, davacı …’ün iddaisını tekrar ederek davacı yanında davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişme konusu 114 ada 24 sayılı parselin davacı … adına, 113 ada 11, 133 ada 124, 134 ada 30, 140 ada 144 ve 139 ada 48 sayılı parsellerin tespit gibi teciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili, davalı (müdahil) … tarafından temyiz edilmiş, Mahkemenin 07.09.2010 tarihli ek kararı ile davacı … vekilinin temyiz talebinin süre yönünden reddi nedeniyle … tarafından red karar temyiz edilmiştir.
1- 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 29. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kadastro davaları adli tatile tabi değildir. Bu durumda sürelerin adli tatilde işleyeceği kuşkusuzdur. Somut olayda, temyiz eden davacı … vekiline karar 27.07.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve karar 06.09.2010 tarihinde temyiz edilmiştir. Kararın temyiz eden tarafa tebliğ edildiği tarih ile temyiz tarihi arasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. maddesinde öngörülen temyiz süresinin geçtiği belirlenmiş olduğuna göre mahkemece H.U.M.K’nun 432/4. maddesine göre temyiz inceleme isteminin reddine ilişkin olarak verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığından 7.9.2010 tarihli 2009/431-2010/121 sayılı ek kararın ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre müdahil davacı (davalı) …’nın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.