Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/3234 E. 2011/4131 K. 06.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3234
KARAR NO : 2011/4131
KARAR TARİHİ : 06.07.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi Mustafa Aksakal tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Kesin hükmün varlığı halinde uyuşmazlığın kesin hüküm doğrultusunda çözümlenmesi zorunlu olduğundan, sulh ilamı ve krokisi gereği gibi uygulanarak ve değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının dava konusu … Türkmen Köyü Bucakgöl Mevkiinde kain 1564 parsel nolu taşınmaza yönelik olarak açmış olduğu davanın reddi ile 1564 parsel nolu 20250 m2 yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfı ile komisyon kararı gibi eşit paylarla Ahmet oğlu … ile Süleyman kızı … adlarına tapuya kayıt ve tesciline, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1952/107 Esas, 262 Karar sayılı kesinleşmiş ilamına konu olan ve iş bu dava dosyası açısından da dava edilmeyen 1566 parsel nolu taşınmaz açısından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 10.06.2010 tarih, 2010/1266 Esas, 2010/4253 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Bu kez davacı … tarafından süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece, davacının davasına dayanak teşkil eden … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1952/107-262 sayılı kesinleşmiş ilamına göre sulha konu yerin 1566 sayılı parsel ile sonradan açılan su kanalı içinde kaldığı, 1566 sayılı parsele askı ilan süresi içinde itiraz edilmediğinden kesinleştiği ve sonradan tedavül görerek el değiştirdiği, söz konusu ilamın 1564 sayılı parseli kapsamadığı, 1566 sayılı parselin ise dava edilmediğinden bu parsel açısından karar verilmesine yer olmadığı kabul edilerek hüküm verilmiş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Hükmüne uyulan bozma ilamında da belirtildiği gibi 14.07.1952 tarih ve 1952/107-1952/262 karar sayılı sulh ilamı ile oluşan kesin hüküm ve dayanağı krokisi uygulanarak kapsamına göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekmektedir. Zira davacının bayisi Hüseyin Aktuğ ile davalı gösterilen … arasında görülen men’i müdahale davası sulh ile sonuçlanarak 1952/107 Esas, 1952 tarih ve 262 Karar sayılı ve 14.07.1952 tarihli ilam ile sulh doğrultusunda ve krokiye dayanılarak karar verilmiştir. Dava konusu yer sulh anlaşmasına konu edilen bu yerdir. Mahkemece söz konusu sulh ilamı ve krokisi uygulandığında sulh ilamında davacı tarafa bırakılan yerin 1566 sayılı parsel içinde kaldığının belirlendiği, krokide güneyde gösterilen Emin ağa yerinin 1530 sayılı parsel olduğu kesin olarak tespit edildiğinden sulh ilamının kapsamının bu şekilde doğru olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. 1566 sayılı parselin sulh ilamının tarafı olan …’dan intikal ettiği tutanak içeriği, uygulanan kayıt ve toplanan diğer delillerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında kesin hükmün varlığı halinde uyuşmazlığın kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Uyuşmazlık sulh ile çözüldüğüne göre sulh ilamının kapsamına giren 1566 sayılı parselin dava konusu olduğunun kabul edilmesi gerekir. Kadastro tespitinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men’i davası bulunduğundan devreden bu dava nedeniyle 1566 sayılı parselin usulsüz kesinleştirilmesi hukuki sonuç doğurmayacağından sulh ilamının kapsadığı 1566 sayılı parsel hakkındaki davanın görülmesi gerekir. Hal böyle olunca, 1566 sayılı parselin tespit tutanağında tespit maliki olarak gösterilen tespit malikleri ve usulsüz kesinleşmeden sonra tapudan çapa dayalı satın alan son malikleri davaya dahil edilmeli, bu yolla taraf koşulu sağlanmalı, bildirdikleri deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kararın bozulması gerekirken 10.06.2010 tarih, 2010/1266 Esas, 2010/4253 Karar sayılı ilamla onandığı anlaşılmakla …’ın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin sözü edilen onama kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.