Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2860 E. 2011/3649 K. 17.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2860
KARAR NO : 2011/3649
KARAR TARİHİ : 17.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 182 parsel sayılı 200000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 56 sayılı parsele uygulanan vergi kaydının miktar fazlası olarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı …, tapu ve vergi kaydına, miras yolu ile gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişme konusu 182 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 100000 metrekarelik bölümünün payları oranında … Güder mirasçıları olan davacı ile paydaşları adına, payları oranında geri kalan 100000 metrekarelik (B) harfi ile gösterilen bölümün ise davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi gereğince bir kimse aynı çalışma alanında kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm miktarındaki taşınmazı zilyetlikten iktisap edinebilir. Taşınmaz kuru arazi olup davacı murisi …’den kaldığı kabul edilerek taşınmazın 100 dönümlük bölümünün adına tesciline karar verilmiş ise de; Mahkemenin 1976/95-1992/7 sayılı ilamı ile aynı taraflar arasında ve aynı çalışma alanı içinde kalan 180 sayılı parselin de 100000 metrekarelik bölümünün belgesiz zilyetliğe dayalı olarak … Güder mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz aşamasında olduğu, henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Kanunda öngörülen sınırlamalar yönünden niza konusu 182 sayılı parsel ile davacının aynı nedene dayanarak 180 sayılı parsel hakkında açtığı davalar birleştirilerek, bir kimsenin aynı çalışma alanında belgesiz zilyetliğe dayanarak ancak 100 dönüm taşınmaz edinebileceği nazara alınmak suretiyle belgesiz yönünden birlikte değerlendirilme yapılması gerekirken, davaların ayrı ayrı görülerek ve aynı şahıslar adına zilyetlik nedeniyle toplam 200 dönüm taşınmazın tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kadastro hakimi doğru ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlü bulunduğu halde, tescile karar verilen paylar toplamının paydaya eşit olmaması nedeniyle infazı mümkün olmayacak biçimde hüküm kurulması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.