Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/21676 E. 2013/18983 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21676
KARAR NO : 2013/18983
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı belediyeye ait işyerlerinde 1991-2011 tarihleri arasında çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, sendika ile davalı … arasında mevcut toplu iş sözleşmesine göre hak kazandığı yıllık ücretli izinlerini kullanmadığı gibi iş akdi sona erdikten sonra yıllık izinlerine ait ücretlerin de ödenmediğini beyanla, yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı işçinin yıllık izin alacağının bulunmadığını, yıllık izinlerini kullandığını ve bir kısım kendi isteği ile kullanmadığını, yıllık izin ücreti olarak istenen tazminat miktarının fazla olduğunu, davacının yıllık izin kullanmasına ilişkin işyeri kayıtlarının dosyaya sunulduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının izin kullandığı yılların dışında davacının izin kullandığına dair başkaca bir izin defteri ve eş değer bir belge dosyaya ibraz edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacı işçinin yıllık izin ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, mahkemece, davalı işverenin ispat yükünü yerine getirmemesi gerekçesiyle, davacı işçinin çalışma süresi boyunca bir kısım yıllık izin hakkını kullanmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki, davalı vekili, delil listesinde kanuni delillere dayanılmak suretiyle yemin deliline de dayanmış olup, mahkemece davalı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmamıştır. Anılan nedenle, yıllık izin alacağı bakımından ispat yükü üzerinde olan davalı tarafa, yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, sonuca göre 6100 sayılı HMK.’nın 225. ve devamı maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyede çalıştığı süre içinde yıllık ücretli izin hakkının tam olarak kullandırılmadığını, iş sözleşmesi sona erdikten sonra da yıllık izin ücretinin ödenmediğini ileri sürerek izin ücreti alacağının hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, bir kısmını kendi isteği ile kullanmadığını, izin alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yıllık ücretli izinlerin kullanıldığını ispat yükünün işverende olduğu, işverenin bu yükünü izin defteri veya davacının imzasını taşıyan eşdeğer yazılı bir belge ile yerine getirmek zorunduğu olduğu, dosya içeriğine göre davacının bir kısım izinlerinin kullandırıldığının davalı işverence ispat edilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacı işçinin davalı belediyeye ait işyerinde 16.01.1984-14.04.2011 tarihleri arasında itfaiye şoförü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle davacı tarafından sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının yıllık ücretli izinlerinin bir kısmının kullandırıldığına dair davacının imzasını taşıyan yazılı bir belge davalı işverence dosyaya sunulmamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 129/1-e. hükmüne göre davalı, cevap dilekçesinde savunma dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça belirtmelidir. Aynı Kanunu’nun 121. ve 129/2. hükümleri gereği davalı yazılı delillerini dilekçesine ekleyerek mahkemeye sunmalı ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamalarda bulunmalıdır. Somut olayda, davalı işveren davacının yıllık izinlerini kullandığı ya da iş sözleşmesi sona erdikten sonra ücretinin ödendiği yönündeki iddiasını kanıtlamak bakımından açıkça yemin deliline dayanmamıştır. Cevap dilekçesinde veya delil listesinde “yasal deliller” ibaresi yemin deliline dayandığını göstermez. Aksine yorum dava veya cevap dilekçesinde yahut delil listesinde delillerin açıkça belirtme yükümlülüğünü anlamsız kılar. Mahkemece verilen karar usul ve kanuna uygun olup onanmalıdır. Bu nedenle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.17.09.2013