YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/715
KARAR NO : 2011/919
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 35 parsel sayılı 5.842,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, pay satışı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış; yargılama aşamasında tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalı tarafın zilyetliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmayıp, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı mahalline uygulanıp kapsamının belirlenmesine çalışılmamış, buna gerekçe olarak da anılan tapu kaydının kadastro sırasında uygulanamadığı, keşifte uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm deliller istenmeli; davacı tarafa, dayanağı olan Şubat 1297 D. 211; K.Sani 1325 D., 58 ve K.Sani 1325 D. 68 nolu tapu kaytılarının malikleri ile akdi ya da irsi ilişkilerini kanıtlamaları için olanak sağlanmalı, sözü edilen kayıtlar ile tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve oluşumuna esas tüm belgeler ve varsa haritaları getirtilmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarını oluşturan belgeler de getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde, yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtları okunup kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; beraberde götürülecek teknik bilirkişiden uygulanan kayıtların kapsamını belirten, keşfi izlemeye imkan veren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor ve kroki alınmalıdır. Tapu kaydının taşınmazı kapsadığının belirlenmesi halinde, davalı tarafın zilyetliğinin ne zaman ve ne sebeple başladığı, tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı tartışılmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ve dosya kapsamına uymayan değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.