Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/3577 E. 2012/23455 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3577
KARAR NO : 2012/23455
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,geçirdiği … kazası nedeniyle 05.11.2004 tarihinde vefat eden sigortalının haksahipleri olan eş ve çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece,davacı eş …’in maddi tazminat davasının kabulüne,manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı eş için 40.000,00TLmanevi tazminatın,haksahibi olup işbu manevi tazminat davası açılmadan evvel vefat eden … için ise 25.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve kayıtlardan;öncesinde aynı olay nedeniyle aynı davalıya karşı haksahibi eş … ve çocuk …’in fazlaya ilişkin maddi tazminat davası haklarını ve manevi tazminat davası açma haklarını saklı tutarak açtıkları maddi tazminat davasının yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği,kesinleşen bu davada davacı …’in maddi zararının 126,003,91TL olarak hesaplandığı ve bunun 125.000TL’lik kısmının hüküm altına alındığı,haksahibi çocuk …’ın 27.12.2007 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar,
mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları,tarafların sosyal ve ekonomik durumları,paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu,olayın ağırlığı,davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir.
Bu kapsamda;olay tarihi,tarafların kusur oranları ile tüm dosya kapsamına göre davacı anne … ve haksahibi çocuk … için hükmedilen manevi tazminat miktarları fazladır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine 17/12/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.