YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/28576
KARAR NO : 2013/19600
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat … geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin, 18.08.2005 tarihinde davalı şirkete ait hastanede idari müdür olarak çalıştığı süre içerisinde 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, rutin mesainin dışında hastanenin ilaçlanması işinde görev yaptığını, hastane adına maçlarda sağlık personeli olarak görev yaptığını, her hafta sonunda hastanenin genel temizliğinde görev aldığını, hak ve alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/e maddesine istinaden 29.06.2011 tarihinde tek taraflı olarak feshettiğini, ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve iki aylık ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının taleplerinin yerinde olmadığını, alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının temizlik personeli sorumlusu olduğunu bu nedenle nöbet tutmadığını sadece günlük mesaiye tabi tutulduğunu, ilaçlama işinin Sağlık Müdürlüğü elemanlarınca yapıldığını, davacının refakatinin söz konusu olmadığını, maçlarda görev almadığını, hafta sonu, dini, milli bayramlarda çalıştırılmadığını, kendi isteğiyle işini terkettiğini maaş ödemelerinin banka aracılığıyla gerçekleştirildiğini, davacının ödenmemiş maaşının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi hesaplamaları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez
4857 sayılı Kanun’un 92 maddesinde çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanakların aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu düzenlenmiştir.
Dosya içeriğinden davacının davalıya ait hastane işyerinde temzilikten sorumlu idari müdür olarak çalıştığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerinin yaptığı denetim sonucu tutukları 17.12.2010 tarihli tutanakta davacının haftada 12 saat olarak fazla mesai gerçekleştirdiği tespitinde bulunulduğu görülmüştür. Dosya kapsamında itiraza uğradığı konusunda bir iddia bulunmayan müfettiş tutanağına göre davacının fazla çalışma saatinin haftalık oniki saat olduğu dikkate alınarak, fazla çalışma ücretinin belirlenmesi gerekir.
Kabule göre de davacı dava dilekçesinde mesai saatlerini saat 07:00-19:00 arası olarak iddia ettiği halde talep aşılarak bilirkişi tarafından 07:00-20:00 saatleri arasının esas alınmasının mahkemece denetlenmemesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.