Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/20070 E. 2012/21330 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20070
KARAR NO : 2012/21330
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/01/1995-20/04/2011 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01/01/1995-20/04/2011 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/06/1997-31/12/2001 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi toplam 109 gün zorunlu sigortalılığı hariç, 01/06/2003-31/12/2004 ve 01/03/2008-31/12/2009 tarihleri arasında Tarım Bağkur Sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya dair talebinin reddine karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Tarım … sigortalısı olarak 01/05/2001 tarihinden itibaren tescil kaydının bulunduğu, davacının prim borcu bulunması nedeniyle davalı Kurumca 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi gereğince sigortalılığının 01/05/2001 tarihi itibariyle durdurulduğu, davacının sattığı ürün bedellerinden 1997 yılı 5. ayda, 1999,2000,2001,2003,2004,2008 ve 2009 yıllarında prim kesintisi yapıldığı, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada, 506 Sayılı Yasanın 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan yasanın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Yasanın 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, birkaç yıl dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Öte yanda, 30.04.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Hal böyle olunca; davacının ilk prim kesinti tarihini takip eden aybaşı olan 01/06/1997 tarihinden tescil tarihi olan 01/05/2001 tarihine kadar tarım … sigortalısı olduğunun tespitine bu tarihten sonraki dönem için de dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 Sayılı HMK’nun 370/2 maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendi (1. paragrafı) silinerek yerine;
“Davanın kabulüne,” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 2. bendinin (2. paragrafının) silinerek yerine; “Davacının 01/06/1997-01/05/2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa gereğince Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, bu tarihten sonraki dönem için de dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 3 bendinde (3. paragrafında) yer alan “Fazlaya dair talebin reddine” sözcüklerinin çıkartılmasına, 6. bendinde (6. paragrafında) yer alan “Reddedilen talep yönünden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 1.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin çıkartılmasına, 7. bendin (7. paragrafın) silinerek yerine; “Davacı tarafından yapılan harç hariç 124,00 TL tebligat posta gideri, 255,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 349,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 27/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.