Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7236 E. 2011/392 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7236
KARAR NO : 2011/392
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ : BEYOĞLU 2. İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar … ve …’nın İİK’nun 333/a maddesi gereğince ayrı ayrı 6 ay hapis ve 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İİK’nun 331.maddesi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesi sonunda;
Şikayet dilekçesinde, sanıkların, alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle borçlu şirkete ait araç ile şirketlerini devrettiklerinin iddia edilmesi ve İİK’nun 351.maddesindeki şikayetçinin dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğuna ilişkin düzenleme karşısında, iddia, savunma ve dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek, sanıkların hukuki durumlarının takdir edilmesi gerekirken, yanlış gerekçeyle eylemin tek suç kabul edilerek bu konuda herhangi bir hüküm kurulmaması,
İİK’nun 333/a maddesine yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, somut olayda, şikayet dilekçesinde iddia edilen eylemlerin İİK’nun 331.maddesinde yaptırıma bağlanan alacaklıdan mal kaçırmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçuna ilişkin bulunduğu bu durumda İİK’nun 333/a maddesinin uygulanabilmesi için eylemin başka bir suçu oluşturmaması gerektiğine yönelik düzenleme dikkate alındığında isnat edilen suçun oluşmadığı gözetilmeksizin sanıkların beraatleri yerine cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99.maddesi ile İİK’nun 352.maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354.maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi zorunluluğuna uyulmaması,
2- Mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün yasal sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasa’nın 53/1-2-3.maddelerinde öngörülen “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” tedbirlerine de hükmedilmesi gerekirken maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
İİK’nun 337/a maddesine yönelik temyiz incelemesi sonunda ise;
Şikayet dilekçesinde, sanıkların İİK’nun 337/a maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi talep edildiği halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
İsabetsiz olduğundan, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 31.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.