YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/27708
KARAR NO : 2013/19077
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti, ücret alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ….. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ……. tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesini emekliliği sebebiyle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının başka bir işyerinde çalışmak amacıyla istifa ettiğini, kıdem tazminatına hak kazanmadığını, sair ödenmemiş işçilik alacağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece, tanık beyanlarına itibarla, davacı işçinin tüm çalışma süresi boyunca, hafta içi beş gün 08.00-20.00, Cumartesi günü 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığı, bu çalışma düzenine ilaveten her ay iki Pazar günü 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek, fazla çalışmanın yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olmak üzere ücrete dahil olduğu yönündeki iş sözleşmesi hükmü de nazara alınarak fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
Davalı vekilince, işyerinde giriş ve çıkışlarda kartlı sistem uygulamasının bulunduğu ileri sürülerek, davacıya ait bir kısım kartlı sistem kayıtlarına ilişkin raporlar sunulmuştur. Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. Diğer taraftan, Pazar günü yapılan çalışmalara ilişkin davalı tanıklarının bilgi ve görgüleri tespit edilmemiş, özellikle bir kısım davalı tanığının hafta içi saat 20:00’ye kadar süren çalışmanın haftanın iki günü yapıldığına yönelik beyanları nazara alınmamıştır.
Öncelikle, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle, işyerinde keşif yapılmak suretiyle, işyerine giriş ve çıkış saatlerini gösteren kartlı sistem cihazından davacıya ilişkin kayıtların raporları alınarak incelenmeli, bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Fazla çalışma yapılıp yapılmadığı hakkında, yazılı delil niteliğindeki işe giriş çıkışı gösteren işyeri kayıtlarına öncelikle itibar edilmelidir. Yazılı işyeri kaydının bulunmadığı dönemler hakkında ise, Pazar günü çalışmalarına ilişkin davalı tanıklarının bilgi ve görgüleri sorulmalı, özellikle bir kısım davalı tanığının haftaiçi saat 20:00’ye kadar süren çalışmanın haftanın iki günü yapıldığına yönelik beyanları nazara alınmalıdır.
Kabule göre de, davalı vekilince, davanın ıslahına karşı süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup, mahkemece fazla çalışma ücreti alacağında zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi de hatalı olmuştur.
Yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.