YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8125
KARAR NO : 2010/571
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 13 parsel sayılı 9179,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, maliki bilinemediğinden, 106 ada 28 parsel sayılı 166.094.296 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesi ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 105 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 106 ada 28 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 33.419,07 metrekarelik bölümünün tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 105 ada 13 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükmün ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre 106 ada 28 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili hüküme yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahkemece 106 ada 28 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden hüküm kurulmuş olduğu halde kalan kısmı için hüküm oluşturulmamıştır. Kadastro hakimi önüne gelen uyuşmazlıklarla ilgili olarak HUMK.’nun 388 ve 389. maddeleri gereğince açık ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak ve taşınmazlar hakkında doğru sicil oluşturmak zorundadır. Hal böyle olunca mahkemece 106 ada 28 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan bölümü hakkında da hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 02.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.