YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5639
KARAR NO : 2011/3136
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 392 ada 168 parsel sayılı 10223,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalı … Vakfına ait vakfiye ve kroki kapsamında kaldığı ve taşınmazın davalı Vakfa ait olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın 50 yılı aşkın zamandır malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunu belirterek dava açmış, davalı ise taşınmazın vakfiye ve tapu kayıtları kapsamında kaldığı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece; çekişmeli taşınmazın tespitine esas 11.05.1931 tarih 33 ila 37, 24.10.1980 tarih 6 ve 01.05.1931 tarih 27 sıra numaralı tapu kayıtları yöntemince uygulanmamış, tapu kayıtlarının uygulanmasında komşu parsel tutanakları ve dayanağı belgelerden yararlanılmamış, teknik bilirkişiden tapu kaydının kapsamını gösteren denetime açık ve ayrıntılı rapor alınmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile haritaları, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler ve tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciilerinden sorularak, varsa revizyon gördüğü parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilip, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tespite esas ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları okunup, varsa revizyon gördükleri parseller de dikkate alınarak hudutları mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, kayıtların başka yere revizyon görmüş olmasının, mutlaka o yere ait oldukları
anlamına gelmeyeceği göz önünde bulundurularak kapsamı 3402 sayılı Yasa’nın 20.maddesine göre belirlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir, denetime açık ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamında kalması halinde tapu kayıtlarının davalı taraf yönünden hukuki kıymetini kaybedip kaybetmediği hususu tartışılmalı, tapu kayıtlarının hukuki kıymetini kaybetmediğinin ve çekişmeli taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kaldığının saptanması halinde tapulu taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin değer taşımayacağı düşünülmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi isabetsiz, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 01.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.