Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4609 E. 2011/3933 K. 30.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4609
KARAR NO : 2011/3933
KARAR TARİHİ : 30.06.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 295 ada 5 ve 23, 308 ada 36 ile 37 parsel sayılı 15.219,12, 8.994,67, 4.973.92 ve 4.709,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, toprak tevzice oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Hüdaver Kavak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı Hüdaver Kavak adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin 308 ada 36 ve 37 sayılı parsellere yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin 295 ada 5 ve 23 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, çekişmeli parsellerin tarım arazisi olduğu, Hazine’ye ait tapu kaydının tesis tarihine dek davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 46. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Yasa’nın 46/1. maddesi hükmüne göre 4753 sayılı Yasa uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz malların, edinme koşullarının gerçekleşmesi halinde zilyetleri adına tescili olanaklı olup, toplanıp değerlendirilen delillerle davacı tarafın, kaydın oluştuğu güne kadar 20 yılı aşkın süreyle malik sıfatı ile zilyet olduğu belirlenmiştir. Buna göre uyuşmazlık; çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Çekişmeli 295 ada 5 sayılı parsele komşu olan aynı ada 1, 4 ve 67 parsel sayılı taşınmazlardan 1 ve 4 sayılı parseller hükmen Hazine adına, 67 sayılı parsel ise hükmen … Odabaşı adına kesinleşmiştir. Mahkemece bu parsellere ait dava dosyaları nazara alınmadığı gibi, çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin tamamının tespit tutanakları ve dayanakları olan kayıtlar getirtilmemiş, tek kişiden ibaret yerel bilirkişinin beyanına değer verilmek suretiyle ve belirtmelik bilirkişilerinin beyanına başvurulmaksızın karar verilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Komisyonunca çalışma yapıldığı ve çekişmeli 295 ada 5 sayılı parselin tevziin 166 ve
167 parseli olduğu, 1936 tarih 284 tahrir nolu hudutları “…, Recep ve yol” okuyan vergi kaydı nedeniyle … ve… adına belirtildiği, vergi kaydı gayri sabit hudutlu olduğundan miktar fazlası yönünden Hazine adına 3.1.1963 tarih 504 nolu tapu kaydının oluştuğu ve taşınmazın güneyinde eylemli olarak mera bulunduğu anlaşılmaktadır. 295 ada 23 sayılı parsel ise tevziin 180 nolu parseli olup, meradan açıldığı, İlyas Cömert ve arkadaşlarının işgalinde olduğu belirtilerek Hazine adına 3.1.1963 tarih 514 nolu tapu kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu olan parsellerin tespit tutanakları ile tespitlerinin dayanağı olan kayıtların oluşum belgeleri tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu da hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında, dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden, nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yargılama sırasında toplanan delillerin tutanağın edinme sebebi sütunundaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tamamı ile belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Toprak komisyonu haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak yapılacak uygulama sonunda, çekişmeli taşınmazlar üzerinde Toprak Tevzii Komisyonunca ne gibi işlem yapıldığını açıklayacak ve çekişmeli taşınmazların konumunu gösterecek şekilde fen bilirkişisinden ayrıntılı, gerekçeli kroki ve rapor alınmalıdır. Uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli bilgi alınmalı, taşınmazların nitelikleri, öncesinin mera olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, çekişmeli taşınmazların nitelikleri değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri ile bu parsellere ait dava dosyaları da nazara alınmalıdır. Keşif sırasında çektirilecek ve taşınmazlara aidiyetleri mahkemece onaylanmış fotoğraflar üzerine taşınmazların sınırları fen bilirkişisine kabaca işaretlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.