YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1780
KARAR NO : 2011/1324
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 150 ada 73 parsel sayılı 228491,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Toprak Tevzi Komisyonunca mera olarak tahsis edildiğinden söz edilerek mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacılar … ve …, yasal süresi içinde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmaz içerisinde tespit edilen ve miktarı keşifte belirlenecek taşınmazların adlarına tescili istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …, (B) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …, (C) harfi ile gösterilen bölümünün davalı Hazine ve (D) harfi ile gösterilen bölümünün ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerinin tarım arazisi olduğu ve bu bölümler üzerinde adlarına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddede öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar kadastro sırasında mera niteliği ile sınırlandırılan taşınmaz hakkında Hazineyi hasım göstermek suretiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Meraların mülkiyeti Hazine’ye, kullanma hakkı taşınmazın bulunduğu Köy Tüzel Kişiliğine ait olup davada Köy Tüzel Kişiliğinin de taraf olması zorunludur. Mahkemece dava dilekçesi, yasal hasım olan Eskiömerler Köyü Tüzel Kişiliğine tebliğ edilmek suretiyle husumet yaygınlaştırılmak suretiyle davada taraf koşulu sağlanmadığı gibi çekişmeli (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerin nitelikleri, mera olup olmadığı konusunda yöntemine uygun araştırma da yapılamamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, dava dilekçesi yasal hasım olan Eskiömerler Köyü Tüzel Kişiliğine tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılmalı ve bu yolla davada taraf koşulu sağlanmalı, tarafların bildirecekleri deliller toplanmalı, taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılıp, yapılmadığı idari mercilerden sorularak varsa, mera tahsis kaydı ve haritası, komşu parsel tutanakları ve dayanağı olan belgeler ile toprak tevzi haritası getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar, sağ iseler belirtmelik tutanağında adı geçen muhtar ve azalar, tespit bilirkişileri, fen ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritası, toprak tevzi haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle yerel bilirkişi yardımı ve teknik bilirkişi aracılığı ile yerine uygulanarak çekişmeli taşınmaz bölümlerinin mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, yerel bilirkişi, tanıklar, tespit bilirkişileri ve sağ ise belirtmelikte adı geçen muhtar ve azalardan dava konusu bölümlerin öncesinin kadim mera olup olmadığı, kim veya kimler tarafından ne surette ve ne zamandan beri kullanıldıkları, kanunları gereğince devlete kalan taşınmazlardan olup olmadıkları, çekişmeli bölümler ile ait oldukları mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, eylemli durumda çekişmeli bölümlerin ait olduğu mera parselinin kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, keşfe katılacak teknik bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir, özellikle çekişmeli bölümlerin ait oldukları mera parselinden nasıl ayrıldıklarını yan görünüş krokisi ile gösterir rapor alınmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan; çekişmeli bölümlerin niteliklerini, eğimlerini, toprak yapılarını, bitki örtülerini, kullanım durumlarını, ait oldukları mera parseli ile çekişmeli bölümler arasında doğal ya da yapay bir sınır bulunup bulunmadığını, meranın devamı niteliğinde olup olmadıklarını, mera bütünlüğünü bozup bozmadıklarını belirtir ve önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz bölümlerinin niteliği kesin olarak saptanmalı ve mahkemenin bu konudaki gözlemi de keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazların keşif sırasında çektirilecek fotoğrafları üzerinde taşınmazların sınırları ve mera parseli ile aradaki sınırın kabaca gösterilmesi sağlanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümü davaya konu olmadığı halde niteliğinin değiştirilmesi suretiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi, (D) harfi ile gösterilen bölümünün ise kamu orta malı mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken meraların tescile tabi olmadığı göz ardı edilerek mera olarak tesciline karar verilmesi de isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.