YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9644
KARAR NO : 2010/484
KARAR TARİHİ : 01.02.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “62 sayılı parsel de davaya konu edilip, hakkında araştırma yapıldığı halde bu parsel hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 137 ada 62 sayılı parselin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı tarafın dayandığı tapu kaydının taşınmazı kapsamadığı, davalı tarafın tapu kaydının taşınmaza uyduğu ve davalının zilyet bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişme konusu 62 sayılı parsel, kadastro tespitinde satın alma suretiyle …’ın zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşlarının … ve bir çok şahıs aleyhine açtıkları meni müdahale davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Ayrıca, Davacı …’in davalı …’e karşı Kadastro Mahkemesinde açtığı dava, bu dava ile birleştirilmeden yapılan yargılama sonunda …’in davayı kabul etmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesinin 1992/304 Esas, 1992/208 Karar sayılı 29.6.1992 tarihli ilamı ile çekişme konusu 62 sayılı parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş, tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ve taşınmaz … … adına tapuya hükmen tescil edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlikle gelen dosyada ise niza konusu 62 sayılı parsel hakkında hüküm kurulmaması bozma konusu yapılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan bu davada hakkında tescil kararı verilen … ile son hüküm ile adına tescil kararı verilen … karşı karşıya gelmemiştir. Her nekadar karar başlığında davacı olarak …’in adı gösterilmiş ise de, … esasen önceki hüküm ile Dairemizce onanarak kesinleşen diğer 46, 58, 60, 61, 64 ve 66 sayılı parseller hakkında Kadastro Mahkemesinde … aleyhine açtığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinden birleştirilen davadan dolayı taraf olmuştur. Çekişme konusu 137 ada 62 sayılı parsel hakkında hükmen … adına tescil edilerek ve tapu kaydı oluşturularak son hüküm ile de … adına tescil kararı verilerek aynı
parsel hakkında çelişkili iki tescil hükmü meydana getirilmiştir. Esasen taşınmaz hakkında tespitten önce açılan meni müdahale davası nedeniyle malikhanesi boş olup bu dava derdest iken …’in …’i hasım göstermek suretiyle açtığı dava sonucunda aldığı ilam ile oluşan tapu kaydı … yönünden de hukuki sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca; Mahkemece bu hükümsüzlüğün tespiti ile …’in dava konusu taşınmaz yönünden davaya dahil edilerek taraf haline getirilmesi, … ve davalı …’ın iddia ve savunmaları doğrultusunda bildirdiği deliller toplanarak ve değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.