YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5142
KARAR NO : 2013/6053
KARAR TARİHİ : 31.05.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 110 ada 4 ve 22 parsel sayılı, sırasıyla 240,61 ve 266,24 metrekare yüzölçümdeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 4 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin … oğlu …’a ait olduğu şerhi verilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, lehine şerh bulunan 4 parsel sayılı taşınmazın esasen 280 metrekare olduğunu, ancak eksik kalan bölümünün 22 parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit edildiğini iddia ederek 4 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 280 metrekare olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 110 ada 4 ve 22 parsel sayılı taşınmazların 2/B vasfıyla Hazine adına tesciline, 110 ada 4 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile “bu taşınmaz 22.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda 110 ada 22 parsel içerisinde ölçülüp (A) harfi gösterilen 54,83 m2 alan ile birlikte toplam 295,44 m2 alan bahçe ve üzerinde 4 katlı bina olarak 1989 yılından beri … oğlu 1955 doğumlu …’ın kullanımındadır” şerhinin yazılmasına, 110 ada 22 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile “bu taşınmaz içerisinde ölçülen 22.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi gösterilen 54,83 m2’lik kısım bahçe olarak 1989 yılından beri … oğlu 1955 doğumlu …’ın, 211.41 m2 alan bahçe ve üzerinde 2 katlı evin 10 yıldan beri … oğlu …’nın kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümünün davacı …’ın kullanımında olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşifte, davacı tarafından dikilen ağaçlar ile davalı tanıklarının beyanlarında geçen incir ağacının yeri fen bilirkişi raporunda gösterilmemiş, keşfi izlemeye elverişli rapor alınmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak, davacı tarafından dikilen ağaçlar ile tanık anlatımlarına göre davalının taşınmazının sınırının başladığı incir ağacının yeri belirlenmeli ve fen bilirkişinden, bu ağaçların yerlerini haritasında göstermesi, keşfi takibe imkan verir ve denetlemeye elverişli rapor düzenlettirilmesi istenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Diğer yandan, davacı taraf dava dilekçesi ile lehine zilyetlik şerhi verilen taşınmazın 280 metrekare olması gerektiğini belirttiği halde, talep aşılacak şekilde taşınmazın yüzölçümünün 295,44 metrekare olarak düzeltilmesi de doğru olmamıştır. Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 31.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.