Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/4114 E. 2011/1632 K. 01.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4114
KARAR NO : 2011/1632
KARAR TARİHİ : 01.04.2011

MAHKEMESİ : … KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu … ada … parsel sayılı 4119,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı M.. B.. adına tespit edilmiştir. Davacı Y.. K.., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı Y.. K.. adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı M.. B.. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden, ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığının yöntemince araştırılmamış ve tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri dinlenmek suretiyle aykırılık giderilmemiş olduğundan yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, gerektiğinde komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, taraflar lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğunun kanıtlanamaması halinde, davacının davasını ispat ile yükümlü olduğu gözetilerek, tespit gibi tescile karar verilmelidir. Belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.