YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6488
KARAR NO : 2010/7138
KARAR TARİHİ : 22.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış; ayıpların giderilmesi bedelinin tahsili istenmiş ve mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yanlar arasında 08.01.2003 tarih ve “sözleşmedir” başlıklı adî yazılı sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşme davacı tarafından iş sahibi; davalı şirket temsilcisi tarafından ise, yüklenici sıfatlarıyla imzalanmıştır. Davalı yüklenici, davacının yönetimindeki 17 blokun ve bir müstakil dükkanın dış cephelerini, merdiven karolarının kaleterasit kaplamasının tamiratının yapılması; tüm cephelerdeki tamirat ve sıva düzeltme isteminden sonra en az bir kat astar ve en az iki kat akrilik dış cephe kaplaması, balkon içleri ve demirlerinin ve pencerelerinin boyanması ve bağlantılı işlerin yapımını ve 08.05.2003 tarihinde kesin kabule hazır şekilde davalıya teslimini yüklenmiştir. İşin bedeli (124.500 TL+KDV) tutarında ve “götürü” olarak kararlaştırılmıştır. Tüm iş bedelinin davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğu çekişmesizdir. Sözleşmenin “Garanti” başlıklı hükmünde; yüklenici davalının, sözleşme konusu işi, beş sene süreyle garanti ettiği ve bu süre içinde tamiratta veya boyada ayıp ve hasar meydana gelirse ücretsiz olarak hasarı gidermeyi kabul ettiği açıklanmıştır.
Sözleşme konusu işin yüklenici şirket tarafından davacıya 25.05.2003 tarihinde teslim edildiği ve onun tarafından da kabul edildiği kapsamına yanlarca itiraz olunmayan 25.05.2003 tarihli ve “İş Bitirme Belgesi” kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/158 D. iş sayılı delil tespiti dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti sonucu sunulan 26.10.2006 tarihli bilirkişi raporunu dayanak alarak, 68.475,00 TL ayıplı işlerin giderilmesi bedelinin tahsilini dava etmiştir. Delil tespiti raporunda, sözleşme ile yüklenilen işlerin ayıplı yapıldığı açıklanmış; ancak, ayıpların neler olduğu ve derecesi raporda belirtilmemiştir. Mahkemece yaptırılan inceleme sonucu sunulan 01.07.2008 günlü bilirkişi raporu incelendiğinde de; ayıpların niteliklerinin yeterince açıklanmadığı ve sadece 48.305,00 TL giderim bedelinin hesaplanmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme dayanak alınan 12.01.2009 günlü bilirkişi kurulu raporlarında; davacı tarafından giderilmiş olan gizli ayıpların yapılan onarım tarihi itibariyle giderim bedeli; sadece gizli ayıpların ise dava tarihi itibariyle giderim bedelleri hesaplanmış olmasına karşın; açık ayıpların bulunup bulunmadığı bildirilmemiş ve dolayısıyla mevcut olması durumunda da giderim tutarları hesaplanmamış olmaktadır.
Ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenici, yüklendiği işi sözleşme ve yasa hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak tamamlamak ve iş-eser sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Yüklenicinin bu yükümlülüğü, iş-eser sahibine olan “Özen ve Sadakat” borcu gereğidir (BK.m.356,357). Yüklenici, iş-eser sahibine garanti vermiş ise; iş sahibinin açık ayıplar yönünden muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğünü; gizli ayıplar yönünden de süresinde ihbar yükümlülüğünü kaldırmayı ve garanti süresi içersindeki tüm ayıpları yüklenmiş olur. Açık ayıplarda teslimi; gizli ayıplarda da ayıbın ortaya çıktığı tarihi takip eden uygun süredeki serbest piyasa rayiçlerine göre onarım bedellerinin hesaplanması gerekir. Oysa, yukarıda açıklandığı üzere; davada istenen ayıpların giderim bedeli delil tespiti tarihi itibariyle hesaplanmış ve istenmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu sunulan raporlar da az yukarıda açıklanan yasal yönteme uygun olmadığı gibi; denetime de elevrişli değildir.
Mahkemece yapılacak iş; iki inşaat mühendisi ve bir hukukçudan oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif yapılmak suretiyle; sözleşme konusu işlerin açık ve gizli ayıplarının neler olduğunun belirlenmesi ve ayıpların giderilmesi bedellerinin de açıklanan yasal yönteme uygun biçimde saptanmasıyla davada kabul edilen 18.287.04 TL’den aşağı olmamak üzere saptanacak giderim bedellerinin davalıdan tahsiline karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarıın reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.077,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.