Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/924 E. 2012/1635 K. 21.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/924
KARAR NO : 2012/1635
KARAR TARİHİ : 21.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 79 ve 80 parsel sayılı 20834.48, 1580.62 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, taksim, hibe, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 103 ada 79 sayılı parsel davalı …, 103 ada 80 sayılı parsel … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, 1936 yılı umumi tahririnde kayıtlı bulunduğu ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 103 ada 79 ve 80 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olmadığı mahkemece toplanıp, değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ancak Mahkemece çekişmeli taşınmazların tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tespitin dayanağı olan 14.12.1995 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydı getirtilerek yöntemince mahalline uygulanmamış, taşınmazların niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun mera araştırması yapılmamış, çekişmeli taşınmazlar ile sınırında bulunan 103 ada 226 sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, 3 kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli taşınmazların tespitine esas 14.12.1995 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, oluşum belgeleri ve varsa haritası, taşınmazların bulunduğu yerde varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tapu kaydı okunup, sınırları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, varsa tapu kaydının dayanağı haritası zemine çakıştırmak suretiyle uygulanmalı, tapu kaydının taşınmazları kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazlarının kısmen ya da tamamen tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp taşınmazların tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, mera tahsis kararı mevcut değil ise, komşu 103 ada 226 sayılı mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parseli arasında ayırıcı bir unsurun bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı, komşu mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların tarımsal niteliğini bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı, çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklar nitelikte, çekişmeli taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazların niteliği kesin olarak belirlenmeli; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, tapu kaydının uygulamasını gösterir ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazlar ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli, tapu kaydı miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceği değerlendirilmeli, mera tahsisi bulunmamakla beraber taşınmazların kadim mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.