Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/10078 E. 2010/18111 K. 27.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10078
KARAR NO : 2010/18111
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde fer’i müdahil…Müh. İnş. Ltd. Şti avukatınca duruşmasız davalı TOKİ avukatıncada duruşmalı temyiz edilmiş isede dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinden yahpılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı,Toplu Konut İdaresi Başkanlığının … Camili Mahallesinde yaptırdığı konutlardan,internet sitesi ve tanıtım kitapçığını da inceledikten sonra bu ilanlardaki tanıtım ve niteliklerin olduğuna güvenerek dava konusu daireyi Satış bedelinin % 40’ını peşin ödeyerek satın aldığını, teslim tarihinde satın aldığı konutu görmek için bir mimar arkadaşıyla birlikte daireye gittiğinde başta çevre düzenlemesi olmak üzere apartman girişinden daire içindeki işçiliğe kadar pek çok eksiklik, yapım hataları ve maddi hatalar tespit ettiklerini, ihtirazı kayıt koyarak ayıpların listesini el yazısı ile yazıp tesellüm belgesini 21.08.2008 tarihinde imzaladığını, daha sonra 04.03.2009 tarihli noter ihtarnamesini davalıya gönderdiğini, dairede pek çok ayıplı mal ve hizmet bulunduğunu belirterek,ayıpların plan ve projesine uygun hale getirilmesi için gereken harcama miktarıyla, çevre düzenlemesindeki eksikler, otopark ve sair imalatların yokluğunun dairede meydana getirdiği değer kaybının tespit edilerek ,hem ayıpların giderilmesi hem de değer kaybı için bulunacak toplam bedelin ihtarname tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, konut teslimlerinin zamanında ve eksiksiz 2010/10078-18111
Yapıldığını, iddia edilen hususların açık ayıp niteliğinde olduğunu,süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ve sözleşmenin 3. maddesi gereğince alıcının gayrimenkulü mevcut Durumuyla görüp kabul etmiş sayılacağından hak ve alacak talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı ve fer’i müdahil…Müh.İnş.Tic Ltd.Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı TOKİ ve fer’i müdahil…Müh.İnş.Tic Ltd.Şti.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalıdan satın almış olduğu taşınmazın tanıtım ve ilanlarındaki niteliklerine uygun yapılmadığını, imalatlardaki eksiklikler ve ayıplar nedeniyle oluşan değer kaybı ve bu eksikliklerin giderilmesi için yapılacak masrafa ilişkin bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacının, davalıdan bir daire satın aldığı ve dairenin davacıya teslim edildiği uyuşmazlık konusu değildir.
4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Davaya konu uyuşmazlıkta, yargılama
aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporu ile taşınmazda mevcut ayıplı imalatlar tespit edilmiş ise de,bu imalatlardaki ayıpların açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğuna dair herhangi bir tespite yer verilmemiştir.Ayrıca davacı dava dilekçesinde taşınmazın teslimi sırasında teslimat tutanağına eksik ve ayıplı işlerin yazılarak ihtirazı kayıt konulduğu iddia edilmiş ve bu husus bilirkişi raporunda da teyit edilmiş ise de dosyada mevcut teslimat tutanağı fotokopisinin okunamadığı,ekinde davacının iddia ettiği ihtirazi kayda ilişkin bir belgenin veya kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır. O halde, mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi heyeti raporu hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli değildir.Bu durumda mahkemece yapılacak …; bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak veya yeniden uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılıp,taşınmazda mevcut eksikliklerin ve ayıpların niteliği tespit edilerek, bu davada talep edilen ayıplı işlerden hangilerinin açık ayıp, hangilerinin gizli ayıp niteliğinde olduğu ayrı ayrı belirlendikten sonra, davacının dayandığı teslimat tutanağı ve eklerinin aslının celbedilerek incelenmesi ve sonucuna göre süresinde açık ve gizli ayıpların ihbar edilip edilmediği değerlendirilerek karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TOKİ ve fer’i müdahil…Müh.İnş.Tic Ltd.Şti.’nin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı TOKİ ve fer’i müdahil…Müh.İnş.Tic Ltd.Şti. yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.