Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/19190 E. 2012/20410 K. 19.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19190
KARAR NO : 2012/20410
KARAR TARİHİ : 19.11.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yasal şartların oluştuğu dönemlerde Tarım … sigortalısı olduğunun tespitiyle, 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının, yasal şartların oluştuğu dönemde tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasanın prim borçlarının yapılandırılması hükümlerinden faydalanması istemine ilişkindir.
Dairemizin 14/02/2012 tarih ve 2012/3169 esas 2012/1678 sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece, davanın kabulü ile 01/08/1996-11/04/2011 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ve 6111 sayılı Yasanın hükümlerinden faydalanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir-iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden;
1-Davacının, tarım … sigortalısı olarak tescilinin bulunmadığı, 2000-2011 yılları arasında ürün tesliminin bulunduğu, 01/05/1994 tarihinde ziraat odası kaydının başladığı, muhtar ve kolluk tutanağı ile tanık beyanlarında davacının çay tarımı ile uğraştığının belirtildiği, Çayeli Çay Fabrikası Müdürlüğünce 21/04/2011 tarih ve 995 sayılı yazıyla gönderilen prim kesintisi belgesindeki 1996-1997 yıllarına ait kesintilerin davacıya ait olduğu belirtilmiş ise de, aynı fabrika tarafından 14/05/2012 tarih ve 913 sayılı yazıda bu defa söz konusu prim kesintilerinin davacıya ait olmadığı, başka bir şahsa (davacının kayınvalidesi Fatma Yılmaz) ait olduğu, sehven yazıldığı bildirilmiştir. Dolayısıyla dosya içerisinde davacıya adına herhangi bir prim kesintisi bulunmamaktadır.
2-Maddi hataya dayalı bozma kararı verilmesi ve bu bozma kararına uyulmuş olması taraflar açısından müktesep hak oluşturmaz. Tevkifat belgesindeki 1996 ve 1997 yıllarına ait kesintiler davacı adına yapılmamıştır. Dolayısyla prim kesintisi bulunmadığından bu dönem yönünden sigortalılık koşullarının oluşmadığı, 2000-2011 yılları arası yapılan ürün tesliminin ise tek başına sigortalılığı sağlamayacağı göz önünde tutulmalıdır.
Yapılacak iş, araştırma yapılarak davacı adına başka herhangi bir prim kesintisi bulunup bulunmadığını tespit edip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.