Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/116 E. 2012/814 K. 06.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/116
KARAR NO : 2012/814
KARAR TARİHİ : 06.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 20, 23, 31 ve 137 ada 11 parsel sayılı 1517.69, 4280.82, 1613.27 ve 1308 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve bağış nedeniyle davalı … adına, 125 ada 19, 32 ve 137 ada 10 parsel sayılı 1519.86, 1425.55 ve 1409,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedeniyle davalı … adına, 126 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ise, tapu kaydı ve bağış nedeniyle …, …, …, … …, … ve davacı … adına tespit edilmiş; 126 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde (A) ile gösterilen evin …, … ve …, (B) ile gösterilen binanın … ve … tarafından yaptırılmış olduğu, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile veraset ilamındaki payı oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çekişmeli 126 ada 23 parsel sayılı taşınmaz, davacı … ile davalılar …, …, …, … …, … adına tespit edilmiş olduğu halde dava dilekçesinde davalı olarak … ve … gösterilmiştir. Kadastro davalarının tespit malikine yöneltilerek açılması gerekir. Davalılar tespit maliki olmadığına göre, husumetin sonradan yaygınlaştırılması da mümkün değildir. Hal böyle olunca, davalı olarak gösterilen kişiler de bu taşınmazda paydaş olmadığına ve dava açıldığı sırada hasım doğru gösterilmediğine göre davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, tespit malikleri davaya dahil edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, bu parsele yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile 126 ada 23 sayılı parsel hakkında oluşturulan hükmün BOZULMASINA,
2- 125 ada 20, 23, 31 ve 137 ada 11 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, taşınmazların öncesinin tarafların miras bırakanı …’e ait olduğu, mirasçıları arasında geçerli bir taksim olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmazların kadastro tespiti, bağışlama ve zilyetliğe dayalı olarak yapılmıştır. Davalılar, taşınmazların babaları tarafından sağlığında kendilerine bağışlandığını; davacıya da dava dışı başka taşınmazların bağışlandığını, o taşınmazların da davacı adına tespit edildiğini, belirtmişler; ayrıca davalı …, 125 ada 23 parsel sayılı taşınmazı halasından satın aldığını ileri sürmüştür. Bu durumda uyuşmazlık, 125 ada 23 parsel sayılı taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, bu taşınmazın davalı tarafa satılıp satılmadığı ve …’e ait olduğunda uyuşmazlık bulunmayan diğer taşınmazların sağlığında miras bırakan tarafından davalılara bağışlanarak zilyetliğinin devredilip devredilmediği noktasında toplanmaktadır. Taksim ve bağışlama konusunda yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde, tespit bilirkişileri dinlenilerek aykırılığın giderilmesi yoluna da gidilmemiştir. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, doğru sonuca ulaşılabilmesi için …’ın ölüm gününde terekesine dahil olan tüm taşınmaz mallar belirlenip, kadastro tutanaklarının örnekleri dosya içine getirtilerek mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşfe katılacak yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli 125 ada 23 parsel sayılı taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, tarafların miras bırakanı …’ten mi, yoksa halalarından mı kaldığı, kimin ne şekilde, ne zamandır zilyet olduğu, …’ten kalan taşınmazların sağlığında davalılar … ve …’e bağışlanarak, zilyetliğinin devredilip devredilmediği, böyle bir bağışlama yok ise … mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımı ile geçerli bir taksim olup olmadığı, varsa her bir mirasçının payına hangi taşınmazların düştüğü, bu taşınmazların akibetlerinin ne olduğu, kadastro sırasında kimler adına tespit edildikleri, taşınmaz almayan mirasçısı varsa miras payına karşılık ne aldığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri, dosyaya getirtilecek parsel tutanaklarının içerikleri ile denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.