Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/8611 E. 2021/16343 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8611
KARAR NO : 2021/16343
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan, davalılardan …. vekili tarafından da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı …. adına Av. … ile temyiz eden davalı … Yapı Hizmetleri Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. adına Av. … ve davacı adına Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I-İSTEM
Davacı 146.920,03 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davacının talebi ile bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı …. vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalı ile aralarında asıl/alt işveren ilişkisi bulunmadığını, anahtar teslimi iş verdiklerini, kazanın davacının ağır kusuru nedeniyle meydana geldiğini, davacının yılın tamamında çalıştığı kabulünün mümkün olmadığını, pasif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, ıslaha karşı ileri sürdükleri zamanaşımı definin dikkate alınmadığını,
Davalı … Yapı Hizmetleri Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, Davacıya koruyucu malzeme verildiğini, denetim yapıldığını, kazanın davacı kusurundan kaynaklandığını, kusuru kabul etmediklerini, ücretin hatalı belirlendiğini, davacının yılın tamamında çalıştığının kabulünün mümkün olmadığını, pasif dönem hesabı yapılmasının hatalı olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosya kapsamından mahkemece bir adet bilirkişi kusur raporu alınıp bu rapora itibar edildiği, hükme esas alınan heyet raporu olmayan bu bilirkişi kusur raporunun kontrol mühenfisi iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlendiği, raporda davacının %30, davalı Basf şirketinin %20, davalı şirketinin ise %50 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, aynı olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumunca…Yapı Hizmetleri Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. aleyhine rücuan tazminat davası açıldığı, anılan davada sigortalının %30, … Yapı Hizmetleri Dış Tic. ve San. Ltd. Şti.‘nin ise %70 oranında kusurlu olduklarından bahisle sonuca gidildiği ve bu rücuan tazminat dosyasının Dairemiz’in … tarih ve … Karar sayılı kararı ile … Yapı Hizmetleri Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. ve …. arasında yapılan tüm sözleşmelerin getirtilmesi suretiyle asıl işveren taşeron ilişkisini de irdeleyen ve olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden uygun bir kusur raporu aldırılması, sonrasında ise davacı kurum zararının belirlemesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında davacı veya hak sahibinin kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda iş kazasının meydana geldiği iş kolunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği, rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporlarını değerlendirmeyen raporla sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Kabul ve uygulamaya göre de, … tarihli bilirkişi hesap raporuna karşı davacı tarafın bir itirazının bulunmaması, hatta … tarihli 16. Celsede raporun açıkça kabul edilmesi karşısında tazminat miktarı bakımından davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözden kaçırılarak … tarihli hesap raporu hükme esas alınmak suretiyle taleple bağlı maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, rücuan tazminat dava dosyası celp edildikten sonra dosya kapsamlarına göre davalılar arasındaki asıl/alt işveren ilişkisini kazaya konu iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden alınacak raporla belirleyip, kusurun oran ve aidiyetini tespit etmek, bu yapılırken davacının mevcut durumda kendisi aleyhine verilen %30 kusur oranına itiraz etmediğini, davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu gözetmek, kusur durumunun değişmesi nedeniyle yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi durumunda bilinen/iskontosuz, bilinmeyen/iskontolu dönem başlangıç ve bitiş tarihlerini değiştirip ileriye çekmeden aynen davacı tarafından itiraza uğramayan … tarihli bilirkişi hesap raporundaki dönem verilerinin kullanıldığı bir hesaplama yapılması gerektiğini gözeterek oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi‘nin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harçlarının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine,davalılar avukatları yararına takdir edilen 3.815,00 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.