Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/6442 E. 2010/7129 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6442
KARAR NO : 2010/7129
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli işlemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözlü sözleşme gereğince, davacının davalı şirketin incir ezme makine bakımı, monopomp redüktör montajı bakımı, koruyucu helezon bilya değişimi ve bakımı, tank motopomp bilya değişimi ve bakımı, pres tamir, kaynak ve bakımı ve incir ezme makinesi bakımı işlerinin yapımını yüklendiğini ve davalının 12.178,00 TL tutarlı iş bedelinin 6.700,00 TL miktarındaki kısmını davalının ödediğini; ancak geriye kalan 6.018,00 TL’sini ödemediğini ve icra takibine de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının vâki itirazının iptâline karar verilmesini istemiştir.
Çal 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/8 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı tarafından davalı hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibine, düzenlediği 04.01.2010 tarihli ve 12.718,00 TL tutarlı faturayı takibe dayanak aldığı, 6.700,00 TL toplam tahsilatın mahsubunu yaparak 6.049,16 TL alacak tutarı için icra takibini yürüttüğü ve takip borçlusu davalının süresindeki itirazı üzerine takibin durduğu anlaşıldığı gibi; 6.018,00 TL asıl alacak üzerinden davalının vâki itirazının iptâli için de açılan davanın bir yıllık süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Davalı taraf icra takibine itirazında ve davada yanlar arasında kurulduğu davacı tarafça ileri sürülen akdî ilişkiyi kabul etmiş; ancak, iş bedelinin fazla tutarda gösterildiğini ve hakedilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık, iş bedelinin tutarına ilişkin bulunmaktadır. Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Ancak “sözlü” olarak yapıldığı taraflarca kabul edilen sözleşme, BK’nın 355. maddesinde tanımlandığı üzere, niteliğince, bir eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Yanlarca değişik bir ödeme şekli kararlaştırılmamış ise, BK’nın 364/I. maddesi gereğince, iş bedeli yüklenici tarafından işin iş-eser sahibine teslimi zamanında istenebilir olur. Davacı yüklenicinin işi yaparak davalıya teslim etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacı, hakettiği iş bedelinin ödenmesini davalıdan talep edebilir. Davalı ise, iş bedelini tamamen ya da kısmen ödediğini ya da istenebilir olmadığını yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidir.
BK’nın 366. maddesi hükmü gereğince, taraflarca önceden iş bedelinin kararlaştırılmamış ya da yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması durumunda; işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu eser-iş bedeli mahkemece belirlenir. Somut olayda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; yerinde keşif yapılmak suretiyle uzman bilirkişi ya da bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, BK’nın 366. maddesindeki yasal yönteme uygun şekilde davacının yaptığı işin bedelinin belirlenmesi; yapılan 6.700,00 TL ödemenin belirlenecek iş bedelinden mahsubunun yapılması ve varılacak sonuca göre davacının bakiye alacağının varlığı halinde buna yönelik davalı itirazının iptâline karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.