YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4908
KARAR NO : 2010/5782
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, alacağın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL alacağın dava tarihi olan 27.09.2007 tarihinden itibaren değişen oranlar da gözetilerek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada, davalının evinin boyanması işini davacının yapmış olduğu ve 2.101,00 TL iş bedelinin davalı iş sahibi tarafından ödenmediği ileri sürülerek 2.101,00 TL iş bedelinin davalıdan tahsili istenmiştir. Yanlar arasındaki akdî ilişki, Borçlar Kanununun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere “sözlü eser sözleşmesi” olup yanlarca akdî ilişki kabul edilmiştir.
Davacının hakettiği istenebilir iş bedelinin toplam tutarının BK’nın 366. maddesi hükmünde öngörülen yasal yönteme uygun şekilde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 2.101,00 TL olduğu saptanmıştır. Davacı yüklenicinin sözleşme konusu işi yaparak davalı iş sahibine teslim ettiği yasal delillerle kanıtlanmış olduğuna göre; iş bedelinin tamamen ya da kısmen ödenmiş olduğunu davalı iş sahibinin yasal delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Bu sebeple, davalı ödemelerini kanıtlayabilmek amacıyla davacıya yemin önerisinde bulunmuş ve davacı yüklenici yeminle, sadece 900,00 TL tutarında davalının kısmi ödeme yaptığını bildirmiştir. HUMK’nın 344. maddesi hükmü gereğince, “yemin” kişinin vicdanını hakem kılan “kesin” delildir. Buna göre, 2.101,00 TL iş bedelinden 900,00 TL tutarındaki ödemenin mahsubu yapıldığında davacının 1.201,00 TL alacaklı olduğu sabit olmasına karşın; mahkemece, 1.500,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.