YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7082
KARAR NO : 2010/7332
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili ile dahili davalı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı şirket yüklenici, asıl davada davalı … ile birleşen davada davalıların murisi … arsa sahibidir. Yanlar arasındaki 13.04.2005 tarihli sözleşme noterden re’sen düzenlenmiş olup, uyuşmazlık konusu değilir.
Davacı yüklenici şirket vekili asıl davada, arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca “yüklenici şirketin hak kazandığı daire veya dükkanlardan birinin satış yetkisinin verilmesi” isteminde bulunmuş, verdiği ıslah dilekçesi ile sözleşme uyarınca kendisine düşen 9 nolu bağımsız bölüm ile 2 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin davalı adına olan tapu kayıtlarının iptâli ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada da, 6 ve 9 nolu bağımsız bölümler ile 2 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin davalı … adına olan tapu kaydının iptâli ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 6 nolu bağımsız bölümle ilgili dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 9 nolu bağımsız bölüm ile 2 nolu bağımsız bölümün ½ hissesi yönünden davanın kabulüne, davacı tarafça Vakıflar Bankası şubesine yatırılan 708,00 TL’nin karar kesinleştiğinde birleşen dosyanın davalıları olan … mirasçılarına ödenmesine karar verilmiş, karar asıl dosyada davalı vekili ile birleşen davada davalılardan Hayriye Akyürek tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan … vekili ile davalı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bilindiği gibi, dava devam ederken dava konusu alacağın ödenmesi, müdahaleye son verilmesi, taşınmaz mülkiyetinin davacıya geçirilmesi gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. Davanın konusuz kalması halinde artık esas hakkında yargılama yapılmasına ve karar verilmesine gerek kalmaz. Ancak HUMK’nın 417. maddesi gereğince yargılama giderlerinden davadaki hangi tarafın sorumlu tutulması gerektiğinin tesbiti için yargılamaya devam olunması, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun belirlenmesi gerekir.
6 nolu bağımsız bölüm için açılan davada bu bağımsız bölümün tapusu dava tarihinden sonra davalı … tarafından davacı yüklenici şirkete devredilmiştir. Dosya kapsamında toplanan delillerden dava tarihi itibariyle bu bağımsız bölümün tapusunu, davacının talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece 6 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle “esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekâlet ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulması doğrudur. Nevar ki, 6 nolu bağımsız bölüm yönünden, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğine göre, Harçlar Yasası’na ekli (1) sayılı tarifenin, karar ve ilam harcına ilişkin III. bent 2. madde (a) fıkrası gereği harcın, maktu karar ve ilâm harcı olarak alınması gerekir. Karar ve ilâm harcının nisbi olarak alınması doğru olmamıştır.
Diğer yandan, davacının asıl davada verdiği ıslah dilekçesi ek dava niteliğindedir. Davacı yüklenici ıslah dilekçesi ile 9 nolu bağımsız bölüm ile 2 nolu bağımsız bölümün ½ hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptâli ile adına tescilini istemiş, birleşen davada da arsa sahibi …’ı davalı göstererek anılan bağımsız bölümler yönünden tapu iptâli ve tescil isteminde bulunmuştur. Davacı yüklenici şirketin sözleşme uyarınca kendisine verilmesi gereken bu bağımsız bölümlerin adına tescilini isteyebilmesi için edimini tam olarak yerine getirmesi gerekir. Davacı yükenici tarafından edimin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Davacı yüklenicinin teslimde temerrüdünün gerçekleşmesi sebebiyle davanın yargılaması sırasında tescil hakkı doğmuştur. Yargılama sırasında vefat eden davalı arsa sahibi …’ın, dava tarihinde adına kayıtlı olan ve sözleşme uyarınca yükleniciye devretmesi gereken tapu kaydı bulunmamaktadır. Yüklenicinin tescilini istediği bağımsız bölümler arsa sahiplerinden davalı … adına kayıtlıdır. Davada tapu iptâli ve tescil istendiğinden arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olması nedeniyle arsa sahibi … hakkında da usul hükümleri gereği dava açılarak asıl dava ile birleştirilmiştir. O halde arsa sahibi …’ın davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden sözedilemez. Bu durumda asıl davada davalı olan … ile birleşen davada davalı olan … mirasçılarının yargılama gideri ve vekâlet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken, aksi yönde hüküm kurulmuş olması da doğru olmamıştır. Kararın bu yönlerden bozulması gerekir ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ile birleşen dosyada davalı …’in sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrasının harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin dördüncü, beşinci ve altıncı bentlerinin karardan tamamen çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla “Davacı yükleniciden alınan 2.374,70 TL nisbi harçtan 15,60 TL maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 2.359,10 TL harcın istek halinde davacıya iadesine”, “Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6 nolu bağımsız bölüm yönünden dava delillerinin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra konusuz kaldığından 6 nolu bağımsız bölümün değeri üzerinden hesaplanan 7.800,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine”, “9 ve 2 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın açılmasına asıl ve birleşen davada davalılarca sebebiyet verilmediğinden davacı tarafından dosyaya yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalı … vekili ile dahili davalı …’e geri verilmesine, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.