YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7871
KARAR NO : 2010/16860
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olan davlının 3.9.1992 tarihli vekaletname ile kendilerinin vekili olduğunu, veresiye fişleri ile akaryakıt sattıklarını dava dışı şahısların ödeme yapmamaları üzerine bu şahısların sadece telefon ile aranacak uyarılmaları için veresiye fişlerini davalı avukata verdiklerini, ancak davalının kendisine verilen herhangi bir yetki ve talimat olmamasına rağmen borçlu olan dava dışı şahıslar aleyhine icra takibi yaptığını, davalının talimata aykırı hareket etmesi nedeniyle haklı olarak azlettiklerini, davalının bunun üzerine vekalet ücretinin tahsili için aleyhlerine icra takibi yaptığını ve icra dosyasına ihtirazi kayıtla 19.034,57 TL ödediklerini ileri sürerek 19.034,57 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıların talimat vermesi ve akaryakıt fişlerinin teslim edilmesi nedeniyle borçlu olan şahıslar hakkında takip yaptığını, azlin haksız olması nedeniyle vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, borçlu olan şahıslara ait akaryakıt veresiye fişlerinin davalı avukata verilmesinin zımni talimat anlamında olduğu, davacıların icra takiplerinden 10-11 ay sonra davalıyı azletmelerinin haksız azil niteliğinde bulunduğu, davalının üçüncü şahıs aleyhine yaptığı Akhisar 1.İcra Müdürlüğünün 2008/91 sayılı dosyasında tahsilat yapılmadığı ve bu nedenle bu dosyadan dolayı vekalet ücreti alacağının bulunmadığı gerekçesiyle 6.663,28 TL’nın davalıdan 2010/7871-16860
tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının, davacıların talimatı üzerine dava dışı şahıslar aleyhine icra takibi yaptığı ve ancak icra takibinden uzun bir süre sonra 17.11.2008 ve 25.11.2008 tarihli azilnameler ile haksız olarak azledildiği dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu husus mahkemeninde kabulündedir. Mahkemece, davalının yaptığı 2008/92 sayılı takip dosyasında taşınmazlar üzerindeki haczin kaldırılması talep edildiğinden alacağın haricen tahsil edildiğinin kabulünün gerektiği, diğer dosya da ise böyle bir işlem yapılmadığı için alacağın tahsil edilmediği ve tahsil edilmeyen alacaktan dolayı davalının vekalet ücreti isteyemeyeceği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki, davalının 17.11.2008 ve 25.11.2008 tarihli azilnameler ile haksız olarak azledildiği sabit olup, davalı azil nedeniyle bahsi geçen 2008/91 sayılı icra takip dosyasını takip etme imkanından mahrum bırakılmıştır. Bir başka deyişle 2008/91 sayılı dosyada tahsılat yapılamaması davalının kusurundan kaynaklandığı için ve davacı tarafından haksız olarak azledilmesinden kaynaklanması nedeniyle davalı 2008/91 sayılı icra dosyasından da tarife uyarınca ücret isteme hakkına sahiptir. Haksız azil halinde avukatın ücretinin tamamını isteyebileceğide Avukatlık Kanununda düzenlenmiştir. Hal böyle olunca davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 98,950 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.