YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5153
KARAR NO : 2010/7015
KARAR TARİHİ : 17.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasındaki 01.04.1994 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup; sözleşmenin 23. maddesiyle kararlaştırılan gecikme tazminatının ve işlemiş temerrüt faizinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Antalya 2. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 01.04.1994 tarihli ve 11963 yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa sahibi sıfatlarıyla imzalamış olan davacılar, arsa sahiplerine teslimi davalı yüklenici tarafından yüklenilen (A) bloktaki 20 daire ve 4 dükkanı 01.11.1997 tarihinde; (B) bloktaki 20 daire ve 4 dükkanı ise 01.07.1997 tarihinde teslim etmesi gerekirken, “teslimde temerrüde” düştüğü ileri sürülerek; (A) bloktaki bağımsız bölümler için 01.11.1997 ilâ iskân ruhsatının alındığı 22.03.1997 tarihine kadarki sürede; (B) bloktaki bağımsız bölümler için de 01.11.1997 tarihi ilâ iskân ruhsatının alındığı, 29.09.2002 tarihleri arasındaki sürede sözleşmenin 23. maddesi hükmü uyarınca gerçekleşen beher bağımsız bölüm için 200 DM. tutarında gecikme tazminatının ve faizlerinin ödenmesi istenmiş; mahkemece verilen 2004/51 E. ve 2006/105 K. sayılı hüküm ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı kooperatifin temyizi sonucu Daire’mizin 2006/7154 ve 2007/7107 K. sayılı ilâmıyla davalı kooperatif yararına bozulmuştur. Bozma ilâmına mahkemece uyulmuştur.
BK’nın 101/I. md. gereğince, davası kabul edilen alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın, istenebilir olması yeterli olmayıp; borçlunun alacaklı tarafından “borçlu temerrüdüne” düşürülmesi zorunludur. Davacılar tarafından Antalya 2. Noterliği aracılığıyla davalı yükleniciye gönderilip tebliğ olunan 07.05.1998 tarihli ve 14047 yevmiye nolu ihtarname ile davacılara ait bağımsız bölümler için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 23. maddesi hükmü ile kararlaştırılan gecikme tazminatının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Dosya kapsamındaki sözüedilen bu ihtarnamede davalıya tebliğ edildiğine ilişkin kayıt yazılı değil ise de; davalı tarafından gönderilen 22.05.1998 tarih ve 12625 yevmiye nolu ve Antalya 9. Noterliği’nce düzenlenen cevabî ihtarnamede, davacı ihtarının alındığı yazılıdır. 07.05.1998 tarihli ve 14047 yemiye nolu ihtarnamenin kapsamı incelendiğinde; içeriği itibariyle “temerrüt ihtarı” niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Buna göre, mahkemece, davacılara ait 48 adet bağımsız bölümler için sözleşmenin 23. maddesi gereğince 01.11.1997 tarihiyle 07.05.1998 tarihli ihtarname tarihine kadar hesaplanacak gecikme tazminatı tutarına, iskan tarihlerine kadar değişen oranlarda gözetilerek reeskont faizinin hesaplanması ve belirlenecek faiz alacağı tutarı ile davası kabul edilen 69.182,67 TL asıl alacağın davalıdan alınarak davacılara verilmesine ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren değişen oranlar da gözetilerek reeskont faizi uygulanmasına mahkemece karar verilmelidir. Açıklanan bu hususlarının gözden kaçırılmasıyla işlemiş temerrüt faizi alacağına ilişkin davada mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin tüm; davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduklarından davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.776,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.