Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6097 E. 2012/762 K. 03.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6097
KARAR NO : 2012/762
KARAR TARİHİ : 03.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 607 ada 35 parsel sayılı 609337,04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadim mera olduğu ve mera komisyonu haritasının da kapsamında kaldığı belirtilerek mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tapu kaydı ve satın almaya dayanarak dava konusu taşınmazın 25000 m2 yüzölçümündeki bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 607 ada 35 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 14.06.2011 havale tarihli raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 6482,19+7655,41m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı … adına tarla vasfında tapuya kayıt ve tesciline, (C) harfi ile gösterilen 595199,44 m2’lik kısmının ise mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın esasına girilerek taşınmazın temyize konu edilen (A) ve (B) harfleriyle belirtilen bölümlerinin davacının dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, hüküm vermeye de yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş olduğu halde dava yalnızca Hazineye karşı açılmıştır. Meraların mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait bulunduğundan meralar hakkında açılacak davada Hazine ve ilgili Tüzel Kişiliğin birlikte davalı olarak gösterilmesi ve bu şekilde taraf koşulunun sağlanması zorunludur. Taraf koşulu sağlanmadan davanın esasına girilerek yargılama yapılamaz. Kaldı ki davacı taraf tescil ilamı ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmış olduğu halde tescil ilamı ve krokisi getirtilerek Hazinenin ve ilgili tüzel kişiliğin taraf olup olmadığı belirlenmediği gibi tescil haritasının uygulanması ve tapu kaydının kapsamının haritasına göre belirlenmesi gerektiği de göz ardı edilmiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmazın bulunduğu köy ya da Belediye Tüzel Kişiliği davaya dahil ettirilmek suretiyle taraf koşulu sağlanmalı, bundan sonra davacı dayanağı tescil ilamı ile haritasının onaylı örneği getirtilerek, tapu kaydının kapsamı 3402 sayılı Yasa’nın 20. maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, tapu kaydının taşınmazın temyize konu bölümlerini kapsaması halinde, ilamda Hazine ve ilgili tüzel kişiliğin taraf olup olmadığı, buna göre ilamın davalıları bağlayıcı yönü bulunup bulunmadığı tartışılarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.