Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/4381 E. 2012/1494 K. 16.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4381
KARAR NO : 2012/1494
KARAR TARİHİ : 16.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 156 ada 10 parsel sayılı 561,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle iki adet kargir iki katlı ev ve bahçesi niteliği ile tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı … Ve müşterekleri aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde kadastro öncesi açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın ve üzerindeki muhdesatın toplam 8 pay üzerinden 4 payının …, 1 payının …, 1 payının …, 1 payının … ve 1 payının … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davalı … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın, tarafların ortak murisinden kaldığı, terekenin usulünce paylaşılmadığı, fiili kullanımın paylaşmaya karine olmayacağı ve mirasçılar arasında zamanaşımının işlemeyeceği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Davacı, taşınmazın muristen satışla davalılarla kendisine devredildiğini, taşınmazda 1/2 payı bulunduğunu öne sürerek dava açmış, davalı taraf ise müşterek temlik iddiasına karşı çıkmamışlar ancak satışın akabinde taşınmazın paydaşlar arasında paylaşıldığını savunmuşlardır. İddia ve savunma doğrultusunda muris tarafından 1968 tarihinde taraflara yapılan satışın mevcudiyeti ile geçerliliği tartışılıp değerlendirilmeden ve daha sonra taraflar arasında paylaşma olup olmadığı hususunda tarafların delilleri değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile hüküm oluşturulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.