YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16131
KARAR NO : 2010/9925
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi kartı için başvurduğunu, ancak kartın kendisine teslim edilmediğini, çalışmak için başka şehre gittiğini, kartın eski işyerinde çalışanlardan birisine teslim edildiğini, kartı alan kişinin şifreyi de almış olacağını ve bu kartla harcamalar yapıldığını ve hakkında … 2. İcra Müdürlüğünün 2006/8761 sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini haciz nedeniyle öğrendiğini ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı yasa, kart çıkaran kuruluşlar, kart hamilleri ve üye işyerlerine bazı yükümlülükler getirmiştir. Kart çıkaran kuruluşların yükümlülüklerini düzenleyen 8.maddesinin son fıkrasında; “kart çıkaran kuruluşların, banka kartı ve kredi kartlarının asıl hamillerine teslim edilmesini sağlayacak önlemler almasıyla yükümlüdür” düzenlemesi mevcut olup, bu yükümlülük gereği kart çıkaran kuruluşun kredi kartını gerçek kart hamiline teslimi konusunda hassasiyet göstermesi ve kartın başkalarının eline geçmemesini sağlamak zorundadır. Ne varki, yanlar arasında imzalanan sözleşme 1.3.2006 tarihinden önce imzalanmış olup, bu durumda 5464 sayılı Yasa Hükümlerinin uygulanmasına olanak yoktur. O halde genel hükümler uygulanmalıdır. Nakitsiz olarak mal ve hizmet temin edebilmek için, her şeyden önce hak sahibinin adına düzenlenmiş ve kendisine teslim edilmiş geçerli bir kredi kartına ihtiyaç vardır. Sözleşmenin ifası için kartın düzenlenip hak sahibine teslim edilmiş olması gerekir. Diğer yandan kartın kullanılması bir kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici
başka bir yöntemin kullanılmasını gerektiriyorsa, kart çıkartan kuruluşların bu tür bilgilerin gizli kalması amacıyla gerekli önlemleri alma yükümlülüğü de bulunmaktadır. Nitekim 5464 Sayılı Yasa ile benzer yükümlülükler getirilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya dönecek olursak; Davacının başvurusu üzerine gönderilen kredi kartının davalı Bankanın anlaşmalı olduğu kurye şirketinin yetkilisi tarafından davacı yerine dava dışı şahsa 24.10.2005 tarihinde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalı Bankanın kartı gerçek sahibine teslim etmekte yükümlü olduğu kuşkusuzdur. Şifrenin de 3.şahısların eline geçmemesi gerektiği açıktır. Keza bankanın üye işyerlerinin seçiminde özen yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği de tartışmasızdır. Davacının takibe sonu edilen 7.666.32 YTL.lik alışverişe ilişkin detaylı bir döküm yada slip bulunmamaktadır. Bu alışverişlerin ne şekilde yapıldığını anlaşılamamaktadır. Alışverişe ilişkin belge asıllarının saklanması yükümlülüğü de davalı banka/üye işyerlerine ait olup, bu hususlarda mahkemece bir inceleme yapılmamıştır. Şifrenin de teslimi konusunda bir belge bulunmamaktadır.
Öyle olunca Mahkemece, kredi kartının şifresinin teslimine ilişkin ve yine harcamaların ne şekilde yapıldığı araştırılarak, özellikle silip asılları ilgili bankadan getirtilerek, harcamaların ne şekilde ve Davacı tarafından yapılıp yapılmadığı, gerektiğinde imza incelemesi yapılmak suretiyle araştırılmalıdır. Bankanın üye işyerlerinin seçiminde özen yükümlülüğü bulunduğu ve Davacının harcamalarda imzasının bulunmadığının anlaşılması halinde ve şifre kullanılarak yapılan işlemlerde de şifrenin teslim edilip edilmediği üzerinde durularak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın Davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.