YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13533
KARAR NO : 2010/5633
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, müteahhit olan davalıdan bağımsız bölüm satın alıp bedelini ödediğini, ancak sözleşmenin (a) maddesinde “ kooperatif taksit ödemesini satıcı devam edecektir” ibaresinin yer aldığını, davalının bu maddeye aykırı davrandığını, yapması gereken ödemeleri yapmadığını, bu sebeple doğacak mağduriyeti gidermek için davalıya çektiği ihtarnameden sonuç alamadığını, dairesinin tapusunu alamamaktan dolayı daha fazla mağdur olmamak için … … aracılığı ile toplam 23.375.00 TL daha ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu ödemelerden sonra tapuyu alabildiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 28/03/2005 tarihinden itibaren 5.000 TL, 19/10/2006 tarihinden itibaren 5.000,00 TL, 01.02.2007 tarihinden itibaren 5.000.00 TL, 22.02.2007 tarihinden itibaren 5.000,00 TL, 02.05.2007 tarihinden itibaren 2.000,00 TL, 18.07.2007 tarihinden itibaren 1.375,00 TL olmak üzere toplam 23.375,00 TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla 2009/13533-2010/5633
mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalının ( satıcı ) davacıya ( alıcı ) konut amaçlı taşınmaz ( bağımsız bölüm ) sattığı, tapusunu davacıya devrettiği ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece ara kararıyla tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Davalı tarafça temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.