Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6897 E. 2010/7269 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6897
KARAR NO : 2010/7269
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; itirazın iptâli istemine ilişkindir. Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/207 Esas ve 2006/459 Karar sayılı hükmü ile birleştirilen dava ise, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmıştır. Mahkemece, itirazın iptâli davasının kabulüne ve davacı yararına %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmolunmasına; birleşen davanın ise, kısmen kabulüne ve 6.342,50 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz Edilmiştir.
1-Davacı-k.davalı … İnş. Mak. Elk. Yapı Malz. Zirai Donatım Taah. Tic. San. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davalı-k.davacı Anmer Lojistik Gıda Besicilik End. Ürn. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Manavgat 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/778 takip sayılı dosyası kapsamından; … İnş. Mak. Elk. Yapı Malz. Zirai Donatım Taah. Tic. San. Ltd. Şti. tarafından takip borçlusu Anmer Lojistik Gıda Besicilik End. Ürn. San. Tic. A.Ş. hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibine 22.10.2004 tarihli 16242 ve 16243 numaralı faturaların dayanak alındığı ve 25.389,93 TL asıl alacak ve %42 oranına göre hesaplanan 1.022,55 TL işlemiş temerrüt faizinin istendiği, takip borçlusu davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da bir yıllık hak düşürücü nitelikteki süresi içinde açılmış olduğu tespit olunmuştur.
İcra takibi ve davaya dayanak alınan 22.10.2004 tarih ve 16242 numaralı fatura trafo ekipmanları AG-kontrol paneli, sondaj ve dolgu pompa ilave işinin yapıldığına ilişkin olup toplam iş bedeli KDV dahil 14.917,56 TL tutarındadır. 22.10.2004 tarih ve 16243 numaralı fatura ise, damlama ve fıskiye sulama sistemleri ekipmanları komple işi sebebiyle düzenlenmiş olup, KDV dahil toplam iş bedeli 19.818,36 TL miktarındadır. Tarafların açıklamaları, fatura kapsamları birlikte değerlendirildiğinde yanlar arasında iki ayrı akdî ilişkinin kurulmuş olduğu; 16242 numaralı fatura ile dosyadaki diğer faturalar birlikte incelendiğinde de sondaj ve elektrik işleri için ayrı bir sözlü sözleşmenin, 16243 numaralı fatura konusu sulama sistemi ile ilgili ayrı bir sözlü sözleşmenin yapılmış olduğu sonucuna varılmaktadır. Yanlar arasındaki sözleşmeler, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; birer eser sözleşmeleridir. … Ltd. Şti. yüklenici; Anmer A.Ş. ise, iş sahibidir. İş sahibi şirket 16242 numaralı fatura bedelinin bakiyesi olan ve takip konusu yapılan 5.571,56 TL tutarındaki alacağı yüklenici şirkete ödediğini savunmuş fakat bu yöndeki savunmasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. 16243 numaralı sulama sistemine ilişkin düzenlenen faturanın iş sahibi şirkete tebliğ olunduğu da yüklenici şirket tarafından ispatlanamamıştır. İş sahibi şirket, sulama sistemi işinin bedeli olarak yüklenici tarafından düzenlenen 16243 numaralı faturada gösterilen bedelin yüksek gösterildiğini ileri sürdüğü gibi; yüklenilen işin de kusurlu yapıldığını ve işin geç teslim olunduğunu ileri sürmektedir. Oysa Anmer A.Ş. tarafından Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/207 D.İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan bilirkişi raporunda, sulama sisteminin tekniğine uygun olarak yapıldığı bildirildiği gibi; mahkemece, yaptırılan inceleme sonucu uzman bilirkişi kurulunca sunulan 28.01.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da sulama sistemi işinin tekniğine uygun ve ayıpsız olarak yapıldığı açıklanmıştır. Ancak, sulama sistemi işinin yüklenici şirket tarafından iş sahibine geç tesliminden kaynaklanan maddi zararı hesaplanmış ve iş sahibi şirketin gerçek maddi zararı da mahkemece hüküm altına alınmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmü gereğince, yanlarca önceden iş bedelinin yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması veya kararlaştırılmamış olması nedeniyle iş bedelinden kaynaklanan uyuşmazlık bulunması durumunda, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılan inceleme sonucu mahkemece belirlenir. İş bedelinin belirlenmesine ilişkin hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporu ise, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde öngörülen “yasal yönteme” uygun değildir. 16243 numaralı faturada gösterilen sulama sistemi işinin bedeline iş sahibi şirket itirazda bulunmaktadır. O halde, belirtilen bu işin bedelinin uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu Borçlar Kanunu’nun 366. maddesinde öngörülen yasal yönteme uygun şekilde mahkemece belirlenmesi gerekmektedir.
Davacı yüklenici şirket Antalya 6. Noterliği aracılığıyla gönderdiği 14.10.2004 tarihli ve 18.10.2004 tarihinde iş sahibi şirkete tebliğ olunan ihtarnamesinde 23.985,67 TL’nin
ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesini istemiştir. Buna göre, Borçlar Kanunu’nun 101/I. maddesi gereğince, iş sahibi şirket 03.11.2004 tarihinde borçlu temerrüdüne düşürülmüş bulunmaktadır. Bu durumda, yüklenicinin icra takibinde talep edebileceği işlemiş temerrüt faizi tutarı, reeskont oranındaki temerrüt faizinin değişen oranlar gözetilmek ve %42 oranını aşmamak üzere, temerrüt tarihi olan 03.11.2004 ilâ icra takip tarihi arasındaki süre için hakedilen asıl alacak üzerinden hesaplanarak belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususun gözetilmemiş olması da doğru olmamıştır.
Diğer yandan, uyuşmazlık konusu iş bedelinin tutarı, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceğinden, dava ve takip konusu alacak “likit” yani takip borçlusu tarafından belirlenebilir değildir. Takip alacaklısı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK’nın 67. maddesi hükmünde öngörülen tüm yasal koşulların birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu hukuksal nedenle de, mahkemece yüklenici şirket yararına %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş olması doğru değildir.
Açıklanan sebeplerle, iş sahibi şirketin yüklenici … Şti. tarafından açılan dava hakkında verilen karar karşı temyiz itirazının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir. Anılan şirketin davasının, açıklanan hususlar gözetilerek çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı-k.davalı … Ltd. Şti.’nin tüm; Anmer A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; Anmer A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın anılan bu şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 337,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-k.davalı … İnş. Mak. Elektrik Yapı Malz. Zirai Donatım Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti.’den alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı Anmer Lojistik Gıda Besicilik Endüstri Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’ye geri verilmesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.