YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6796
KARAR NO : 2010/7348
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kayanaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 maddi giderim istemine ilişkindir. Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7939 Esas sayılı dosyasında davacı yüklenici şirket tarafından davalı … aleyhinde İcra İflas Yasası’nın 67. maddesine dayalı olarak icra takibi yapılmış, 3.750,04 TL asıl alacak, 80,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.830,67 TL alacağın icra gideri, vekâlet ücreti ve takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 faiz uygulanmak suretiyle tahsili istenmiştir. Davalı iş sahibi Belediye Başkanlığı’nca bu takibe itiraz edildiğinden takip durmuştur. Yerel mahkemede görülen eldeki bu davada itirazın iptâli takibin devamı ve %40 maddi giderim isteminde bulunulmuştur. Yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 3.750,04 TL asıl alacak, 78,75 TL faiz üzerinden itirazın iptâline, takibin devamına, asıl alacağın %40’ı olan 1.500,00 TL icra inkâr gideriminin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu durumda borçluya ihtarname gönderilip temerrüde düşürülmediği halde işlemiş faize hükmedildiği gibi asıl alacak, faiz ve giderler üzerinden hesaplanan toplam bedele faiz yürütülmesine ilişkin icra takibinde bulunulmuş olup bu yönde hüküm oluşturulduğundan faize de faiz yürütülmüştür. Oysa Hukuk Genel Kurulu’nun 26.05.2004 tarih 2004/12-318 esas 2004/310 Karar sayılı ilâmında da açıklandığı üzere faiz borcuna faiz yürütülemez. Faiz borcunun varlığının ve miktarının belirtilmesi ve bu borcun belirli bir tarihte ödeneceğinin taahhüt edilmesi halinde faiz borcu ana paraya dönüşür. Somut olayda faizin ana paraya dönüşümü de söz konusu değildir.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararı usul yasaya ve yönteme aykırı olmuş bozulması gerekmiştir. Nevar ki anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın hüküm kısmının 1. bendinde yer alan “Davalının Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7939 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptâli ile takibin 3.750,04 TL asıl alacak, 78,75 TL faiz üzerinden devamına” kelimelerinin hüküm kısmından çıkarılmasına, yerine “Davanın kısmen kabulü ile Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/7939 esas sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 3,750,04 TL asıl alacak bedeli üzerinden iptâline, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren davacı talebi de gözetilerek yıllık %9 oranını geçmemek üzere yasal faiz uygulanmasına, takibin devamına, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine” kelimelerinin yazılmasına, kararın değişik bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.