Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/14360 E. 2013/15892 K. 28.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14360
KARAR NO : 2013/15892
KARAR TARİHİ : 28.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 2011 yılı haziran ve ekim ayları arasında Irak ülkesinde davalı işverenlere ait işyerlerinde 2.500,00 USD ücretle çalıştığını, 2011 yılı ağustos, eylül ve ekim aylarına ait ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, ücret alacağını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı TPAO, duruşmalarda davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında, taraf teşkilinin sağlanması noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddianın ileri sürülmesi, savunmanın yapılabilmesi ile delillerin eksiksiz olarak toplanılıp tartışılabilmesi öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile mümkündür. Hasımsız davalar hariç olmak üzere dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan, davaya bakılamaz, yargılama yapılamaz.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir.
Dosya içeriğine göre, seri hale görülmekte olan davalardan Ankara 11. İş Mahkemesinin 2012-25 esas sayılı dosyası dışında kalan somut dosyada davalı TPAO’ ya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, şirket vekilinin ıslah dilekçesi ile
davadan haberdar olduğu, mahkemeden dava dilekçesinin tebliği ve cevap dilekçesini sunmak için süre talep etmiş ise de mahkemece taleplerinin reddedildiği ve savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.
Bu sebeple, davalı TPAO’ ya Anayasa’nın 36. maddesinde de açıklanan savunma hakkını kullanabilmesi için dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Kanunu ve ilgili tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Kamu düzenine ilişkin bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, bozma nedenine göre de davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.