Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9789 E. 2010/16887 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9789
KARAR NO : 2010/16887
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan…Limited Şirketinin ithalatçısı olduğu Opel Corsa marka aracı, 22.2.2007 tarihinde diğer davalı … Otomotiv Limited Şirketinden satın aldığını, bir süre sonra aracın bagaj kapağı, sağ ön ve arka kapılar ile sol ön ve arka kapılar ve motor kaputu üzerinde noktasal boya açılmaları olduğunu, yaptırmış olduğu tespitte, boya kusurlarının imalat hatasından kaynaklandığının belirlendiğini ileri sürerek, ayıplı aracın iadesi ile satış bedeli olarak ödediği 26.400,00 TL’nin, yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, aracın ayıplı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, aracın iadesine, satış bedeli olarak ödenen 26.400,00 TL’nin, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
2-Dava, satın alınan aracın, ayıplı olduğu iddiası ile açılan satış bedelinin yasal faizi ile birlikte iadesi
2010/9789-16887
istemine ilişkin olup, mahkemece aracın iadesi ile satış bedelinin ödetilmesine karar verilmiş, ancak faiz talebi ile ilgili hüküm kurulmamıştır. Davacı, satın almış olduğu aracı iade etmeden ödediği satış bedeli için faiz talebinde bulunamazsa da, aracı davalılara iade edeceği tarihten itibaren alacağına faiz yürütülmesini isteyebilir. O halde mahkemece, hükmedilen alacağa, satışa konu aracın davalılara iade tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu husus gözardı edilerek, faiz talebi hakkında hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece, 26.400,00 TL araç bedelinin davalılardan tahsiline karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına, karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.104,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına 500,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
4-3.11.2009 tarihli ara kararı gereğince, yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi kurulunu oluşturan üç bilirkişi için, ayrı ayrı olmak üzere 250 TL bilirkişi ücreti ödenmesine karar verilmiş olup, davacı tarafından da, bilirkişi ücreti olarak toplam 750,00 TL yatırılmış olmasına rağmen, mahkemece, yargılama masraflarının karşı taraftan tahsiline karar verilirken, bilirkişi ücreti olarak sadece 250,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş olması da, ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde hem davacıya hemde davalılara … Oto Şti’ye iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.