Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/6795 E. 2012/3173 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6795
KARAR NO : 2012/3173
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 129 ada 21 parsel sayılı 228.739,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro sırasında mera niteliği ile sınırlandırılarak tespit edilmiş ve tespitin kesinleşmesi nedeniyle mera siciline yazılmıştır. Davacılar … ve …, ayrı tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak mera kaydının iptali ve taşınmazın bir kısmının … adına, kalan bölümün ise … adına tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 11.11.2010 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (21-A) harfi ile gösterilen 2.764,50 metrekare ve (21-E) harfi ile gösterilen 4313,03 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin mera kaydının iptaline (21-A) harfi ile gösterilen bölümünün davacı …, (21-E) harfi ile gösterilen bölümünün ise davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, … ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın (A) ve (E) harfli bölümlerinin dayanılan tapu kaydının kapsamında kaldığı ve bu bölümlerin kadim mera olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan uygulama, araştırma ve inceleme yetersiz olup, hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafın delil olarak dayandığı kaydın tapu kaydı niteliğinde olup olmadığı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Arşiv Dairesi’nden sorulup saptanmadığı ve tapu kaydı niteliğinde olması halinde davacılarla kayıt malikleri arasında irs ilişkisinin saptanması gerektiği göz önünde bulundurulmadığı gibi, yapılan uygulama da yeterli değildir. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için dayanılan kayıtların hukuki niteliği belirtildiği şekilde araştırılmalı, tapu kaydı niteliğinde olması halinde kayıt malikleri ile davacılar arasında akti ya da irsi ilişki olup olmadığı saptanmalı, komşu taşınmazların tespit tutanakları ile dayanakları olan belgeler getirtilip, sınırları tek tek okunup sorulmak suretiyle kayıtlar uygulanmalı, kapsamları belirlenmeli, taşınmazın dava edilen bölümlerinin kısmen ya da tamamen kayıt kapsamında kalmadığının saptanması halinde bu bölümlerin öncesinin ne olduğu, etrafını çevreleyen kadim meradan ne şekilde ayrıldığı, arada doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı sorulup saptanmalı, mahkemenin bu konuda yapacağı gözlem keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın temyize konu bölümlerinin fotoğrafları çektirilerek fen bilirkişisine fotoğraflar üzerinde
taşınmazın sınırları kabaca işaretlettirilmeli ve teknik bilirkişiden bu bölümlerini çevreleyen kadim mera ile yan görünüşünü gösteren kroki düzenlettirilmeli, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın temyize konu olan bölümlerinin niteliği, toprak yapısı ile ilgili ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.