Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7319 E. 2012/1062 K. 10.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7319
KARAR NO : 2012/1062
KARAR TARİHİ : 10.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 39 parsel sayılı 3029,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen, intikal ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliği nedeniyle …, …, …, …, …, …, …ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, kendisine ait taşınmazın dava konusu taşınmaz içine dahil edildiğini ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmak suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı satış senedi, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığı halde, satış senedi ve vergi kaydı yöntemince uygulanmadığı gibi iki yerel bilirkişinin ayrıntılı olmayan beyanlarına dayalı zilyetlik araştırması da yetersizdir. Bu şekilde yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, elverdiğince yaşlı, tarafsız kişiler arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri ve fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, dayanılan vergi kaydı ile satış senedinin sınırları tek tek okunarak uygulanmalı, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. İhtilafın çözümü açısından gerektiğinde komşu parsel maliklerinin de beyanlarına başvurulmalı, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Uzman fen bilirkişisinden yapılan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak veren, yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilecek sınırların işaretlenmiş olduğu, senet ve kayıt uygulamasını gösteren ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.