Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10285 E. 2013/10750 K. 13.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10285
KARAR NO : 2013/10750
KARAR TARİHİ : 13.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : … VS.
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ….. Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 14 ve 118 ada 1 parsel sayılı 4.964,74 ve 7.987,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikale dayanarak çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, nizalı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile eşit paylarla davacı ve davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, taşınmazların ortak miras bırakan….’dan kaldığını ve paylaşılmadığını ileri sürmüş, davalı …, taşınmazları 30 yıl önce paylaştıklarını, nizalı taşınmazların kendisine kaldığını ve 30 yıldan beri kendi zilyetliğinde bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ….’ten kaldığı, taksim sonucunda davacı … ve davalı …’ye düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi, davacı …, 29.12.2010 havale tarihli dava dilekçesinde, taşınmazların miras payı oranında adına tescilini talep ettiği halde, Mahkemece talep aşılmak suretiyle, dava konusu taşınmazların yarı yarıya davacı ve davalı adına tesciline karar verilmesi de doğru olmamıştır. Mahkemece tanık olarak dinlenen diğer mirasçı….’ya terekenin üç kardeş arasında paylaşıldığını ve dava konusu taşınmazların davacı ve davalıya kaldığını beyan etmiştir. Taraflar arasında çekişmeli taşınmazların ortak miras bırakan ….’dan kaldığı, taksim edildiği noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Diğer mirasçısı Mustafa’nın beyanından taşınmazların davacı ve davalıya kaldığı anlaşılmakta ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taksimin hangi tarihte yapıldığı, taksimden itibaren nizalı taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı sorulmamış, taksim tarihinden sonra davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, mahallinde, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak, taksimin hangi tarihte yapıldığı, taksimden itibaren çekişmeli taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı ayrıntılı şekilde sorularak saptanmalı, taksim tarihinden tespit tarihine kadar davacı … yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde davanın reddine, aksi halde davacının davasının talebi ile sınırlı olarak kabulüne karar verilmelidir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.