YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13076
KARAR NO : 2012/20189
KARAR TARİHİ : 15.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanmasına, biriken aylıkların tahsiline, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi nedeniyle babasından almakta olduğu yetim aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların kesilme tarihinden itibaren faizleri ile birlikte ödenmesine ve davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davacını eşinin yaptığı iş sebebiyle her ay 10-15 gün süre ile il dışına gittiği dönemlerde müşterek çoçuklarına bakmak üzere boşandığı eşinin evine gittiği bu adreste kayıtlı telefon aboneliğinin ise çoçuklarının internet bağlantısını geçekleştirmek amacıyla yaptığı davacının başka bir adreste oturduğu halen eski eşinin başka bir kadınla evlenmek maksadıyla ilişkisi olduğu bu hususların ayrı yaşamaya karine olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı 30.4.1999 tarihinde kesinleşen davacıya yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle 13.8.2010 tarihi itibariyle kesilerek, 22/10/2008-21.7.2010 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı Bucak Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.4.1999 tarih ve 1999/97 E, 1999/98 K. sayılı ilamıyla anlaşmalı olarak boşanmıştır ve karar 30.4.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Davacıya babası nedeniyle yetim aylığı bağlanmıştır. 26.5.2010 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı kesilerek, Kurumca, kanunun yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden sonra, 222/10/2008 sonrası ödemeler borç kaydedilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.26.5.2010 tarihli davacının boşandığı eşi … adına kayıtlı … adresinde yapılan tutanakta adreste yapılan araştırmada kapıyı davacı … ballının açtığı,eşinin sorulması üzerine eşinin akşam saat 18.00-18.30 civarında eve geldiğini söylediği SGK dan gelindiğinin söylenmesi üzerine de 10 yıl önce eşinden boşandığı ve adrese temizlik yapmak amacıyla geldiğini bildirdiği ,apartman komşularından yapılan soruşturmadan ise davacı ve eşinin 2 çoçukları ile birlikte yaklaşık 2 yıldır bu adreste birlikte oturduklarını bilgisini verildiği anlaşılmıştır.
Davacının oturduğunu iddia ettiği Yükseliş … Kepez /Antalya adresinde yapılan 7.1.2011 tarihli zabıta araştırmasında ise bu adreste davacının akrabaları olan … ve … adlı şahısların oturduğu bu şahısların davacının yanlarında kaldıklarını beyan etmelerine rağmen 5.1.2011,6.11.2001 tarihli yoklamalarda davacını adreste olmadığını tespit edildiği bu adreste komşu daire sakinlerinden yapılan soruşturmada ise davacıyı tanıyanın olmadığının bildirildiği davacının eski eşi … ile … adresinde birlikte oturduklarını tespit edildiği bildirilmiştir.Yine davacı adına kayıtlı olan 2423342549 nolu telefon aboneliğinin 6.6.2008-22.5.2009 tarihleri arasında bu adreste kurulu olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından davacı ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri sabittir. 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup Kontrol Memuru Raporunun aksi ispat edilememiştir.Dava tarihinden sonra gerçekleşen ve davacının boşandığı eşinin bir başka kadınla ilişkisi olduğuna ve aile fertlerine kötü davranışına dayanak gösterilen 25.1.2011 tarihli zabıta tutanağı aylık kesme işleminden sonra gerçekleşen bir vaka olup her dava açıldığı tarihteki şartlara tabi olduğundan sonuca etkili değildir.Aylığın kesilme tarihi itibariyle davacını boşandığı eski eşiyle birlikte sakin olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.