Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/3068 E. 2021/13353 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3068
KARAR NO : 2021/13353
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, ödeme emirlerinin iptali ile kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece verilen … tarihli karar, Dairemizin bozma ilamı ile “..…Anonim şirkette Yönetim Kurulunda üye olduğu anlaşılan davacının istifa etmesi nedeniyle Kurumca kendi adına tanzim edilen 3 adet ödeme emri hakkında iptalini sağlamak amacıyla eldeki davayı açtığı, ne var ki, mahkemece davacının talebi içerisinde yer almayan ve aslen daha önceden açılıp hakkında karar verilen ve Dairemizin … sayılı Onama ilamı ile kesinleştiği anlaşılan …. İş Mahkemesinin … sayılı dosyası içeriğindeki bir kısım ödeme emirlerinin de yeniden incelenmesi sureti ile taleple bağlılık ilkesine uyulmaksızın karar tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, işin esası bakımından da, yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, davacı hakkında istifa beyanının Kuruma ulaştığına dair bilgi ve belgelerin ve Yönetim Kurulu üyeliği ile temsil ve ilzam yetkisinin başlangıç ve bitiş tarihleri de net olarak belirlendikten sonra, talep konusu ödeme emirlerindeki dönemler dikkate alınarak karar tesisi…”gereğine işaret edilerek araştırma ve inceleme yapılmak üzere bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun …gün, …sayılı kararı)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Eldeki davada ise, uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak, davacı hakkında yaklaşık 20 adet ödeme emri tanzim ve tebliğ edildiği, ne var ki, davacının … İş Mahkemesinde… sayılı, …. İş Mahkemesinde … ve … sayılı, …. İş Mahkemesinde … sayılı ayrıca … sayılı ödeme emirlerine karşı ayrı ayrı davalar açtığı ve bu davaların bir kısmının da birleştirme kararı verilmeksizin temyiz incelemesi de yapılmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmakta olup, davacının talebine konu …sayılı ödeme emirleri yönünden yapılacak inceleme ile sorumluluğunun 5510 sayılı Yasanın 88. madde kapsamında irdelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taleple bağlılık ilkesine uyulmaksızın talepten fazlasına dair yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.