YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12224
KARAR NO : 2013/10646
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu …. Mahallesi çalışma alanında bulunan 246 ada 1 parsel sayılı 1.576.258,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 24.03.2004 tarihli kadastro komisyon kararı ve sınırlandırma krokisi nedeniyle orta malı olarak mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın yaklaşık 15 dönümlük bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişinin rapor ve krokisinde kırmızı renkle boyalı 11.526,26 m2’lik bölümünün mera kaydının iptali bu bölümün davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü yönünden taşınmazın tarla haline getirildiği ve davacı lehine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu 246 ada 1 sayılı mera parselinin, kadim mera ya da yaylak-kışlak olup olmadığı sorulmamış, 14.8.2012 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, taşınmazın üzerinde 10 yılı aşkın süredir tarımsal faaliyet yapılmadığı ancak tarıma elverişli olduğu belirtilmiş ise de temyize konu taşınmaz bölümü ile mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hakkında rapor düzenlenmemiş ve soyut içerikli rapor ile yetinilmiş, dava konusu taşınmazın batısında bulunan 103 ada 1 parsel ile doğrusundaki “yol”dan sonra gelen taşınmazın ada-parsel numarasının belirlenmek suretiyle, bu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanağı ve varsa dayanağı olan belgeler getirtilerek, çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğu araştırılmamış, eski tarihli uydu ve hava fotoğrafları getirtilerek üzerlerinde taşınmazın niteliği, kullanım biçimi ve süresi yönünden inceleme yaptırılmamış, ne olarak göründüğü tespit edilmemiş olduğu gibi 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde düzenlenen miktar sınırlamaları yönünden de araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaz bölümünü dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve taşınmaza ait kadastro tespitinden 20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişi katılımı keşif yapılmalıdır. Dinlenecek yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmaz bölümünün 246 ada 1 sayılı mera parselinden açılıp açılmadığı, mera parselinden ne suretle ayrıldığı, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, mahkeme gözlemi ayrıca keşif zabıtına geçirilmeli, keşfe katılacak 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek çekişmeli taşınmaz bölümünün niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, içinde bulunduğu 246 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera bölümü ile temyize konu taşınmaz bölümü arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, rapora taşınmazın keşif sırasında çektirilen ve taşınmazlara aidiyetleri onaylanan fotoğraflarının da eklenmesi sağlanmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişilere hava ve uydu fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirtilen hususları açıklayacak şekilde rapor alınmalı, buna göre yerel bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmeli, uzman fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve gerektiğinde 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan düzenlemeye göre belgesiz olarak edinilebilecek taşınmaz miktarı yönünden gerekli araştırmalar yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.