Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/15506 E. 2010/7601 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15506
KARAR NO : 2010/7601
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan satın aldığı aracın kaportasında beyaz noktacıklar oluşmaya başladığını, aracın ayıplı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, araç bedelinin şimdilik 8.000-TL’sinin satın alma tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 03.07.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini 41.000-TL’ye çıkartmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, aracın ayıplı olması nedeniyle satış bedeli olan 41.000-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın satın alındığı 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi talebinin reddine, aracın davalı tarafa iadesine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılardan satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle ödediği bedelin tahsili için eldeki davayı açmış, satın alma tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini talep etmiştir. Mahkemece, “Davacının, asıl alacağa aracın satın alındığı 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması talebinin reddine” karar verilmiştir. Dava konusu aracın halen davacının kullanımında olduğunun anlaşılmasına göre, davacı, aracı davalılara teslim etmedikçe araç bedeli için faiz talebinde bulunamaz. Aksi düşünce, davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olur. Bu durumda mahkemece, aracın davalılara iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, faiz talebinin tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
2009/15506-2010/7601
3-Mahkemece, davacının, davalılardan satın aldığı aracın ayıplı olması nedeniyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, satış bedeli olan 41.000-TL’nin davalılardan tahsiline, davacının faiz talebinin reddine, her bir davalı için 575’er-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmiştir. Müddeabih haline getirilmiş ve harcı yatırılmış bir faiz talebi bulunmadığından, davacının faiz talebinin reddine karar verilmesi, davanın kısmen reddi olarak nitelendirilemez. Bu nedenle davanın kısmen reddedildiğinden bahisle davalılar lehine vekalet ücretine de hükmedilemez. Keza, davacının faiz talebinin reddi de birinci bentte açıklanan nedenlerle yerinde değildir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek, davanın kısmen reddedildiği gerekçesiyle yazılı şekilde davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ:(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün ikinci fıkrasındaki ” Davacının asıl alacağa aracın satın alındığı 13.06.2008 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması talebinin reddine” söz ve rakamlarının hükümden çıkartılarak yerine aynen ” Satış bedeline, aracın davalılara iade edildiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına ” sözlerinin yazılmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün yedinci fıkrasındaki ” Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 575-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı …Ltd.Şti’ne verilmesine” söz ve rakamları ile, temyiz edilen hükmün sekizinci fıkrasındaki “Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 575-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı … …A.Ş’ne verilmesine” söz ve rakamlarının hükümden çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.419.80 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, 3.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.