Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6386 E. 2010/6693 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6386
KARAR NO : 2010/6693
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Davacı yüklenici imalât bedeli alacağının tahsili için başlattığı icra takibine vâki itiraz üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici, Malatya Hasan Çalık Devlet Hastanesinde, 10.10.2007 gün ve 1065 nolu faturada yazılı imalâtları gerçekleştirdiğini ileri sürerek bedeli 8.755,60 TL ile işlemiş faizi 709,20 TL toplam 9.464,80 TL’nin asıl alacağa uygulanacak yasal faizi ile birlikte tahsili için icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine İİK’nın 67. maddesi uyarınca eldeki itirazın iptâli davasını açmıştır.
Davalı iş sahibi Hazine vekili ise dava konusu işlerin yapılmakla beraber 4734 Sayılı Kamu İhale Yasası hükümlerine uyulmadığından davacıya ödeme yapılamayacağını savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmamış, yapılacak işlerin neler olduğu ve bedelleri kararlaştırılmamıştır. Ancak davacının 4734 Sayılı Yasa’daki usule uymadan da olsa bir takım imalâtları gerçekleştirdiği hususunda çekişme bulunmamaktadır. Mahkemece isabetle işaret edildiği üzere taraflar arasında bir sözleşme yapılmamış olması iş bedelinin istenebilmesine engel değildir. Davacı yüklenici, Kamu İhale Yasası’ndaki şekil şartları yerine getirilmemiş olsa dahi, yaptığı işlerin bedelini davalı iş sahibi idare yararına ise BK’nın 413. madde hükmü uyarınca isteyebilir.
Şu halde yapılacak iş; yerinde uzman bilirkişi refakati ile keşif yapılarak dava konusu işlerin yapılıp yapılmadığının denetlenmesi, yapılmışsalar ve bunların davalı yararına olduğu tespit edilebiliyorsa BK’nın 413. maddesi uyarınca yapıldıkları tarihteki serbest piyasa rayiçleri üzerinden bedellerinin hesaplatılması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi olmalıdır. Belirtilen yasal durum gözden kaçırılarak muhasebeci bilirkişiden alınan rapor dayanak alınarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bunun yanında, ödeme istemi içermeyen fatura, BK’nın 101. maddesinde öngörülen temerrüt oluşumu için esas alınamayacağı ve anılan Yasa hükmü uyarınca takipten önce davalı temerrüde düşürülmediği halde fatura tarihi ile takip tarihi arası dönem için işlemiş faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.