YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7664
KARAR NO : 2010/17481
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı …, davalı kooperatife “… Toplu Konut” alanında ikinci etap kamulaştırma sınırları içerisinde bulunan ve imar planında konut alanı olarak gösterilen parsellerden 1696 ada, 2-16 nolu parsellerin satıldığı, imar uygulamaları sonucu bu parsellerin 32-46 nolu parsellere dönüştüğünü ve toplam alanının 5.826,57 m2 olduğunu, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin tezyidi bedel farkı başlıklı 7. maddesinin, “bölgenin ikinci etap kamulaştırma sınırları içerisinde kamulaştırma sebebiyle eski malikler tarafından belediye aleyhine açılan ve açılacak olan tezyidi bedel davaları sonucunda kamulaştırma bedellerinde artış olduğu takdirde, bu farkın etaptaki konut alanı imar parsellerine bölünerek beher m2 ye yansıyacak tezyidi bedel farkının bulunacağı, ihale neticesi kesinleşen ihale bedelinin haricinde buna ilave olarak, ödenecek tezyidi bedel farklarının kooperatifin kullanımında bulunan parsel yüzölçümlerine göre hesap edileceği, bu farkların mahkeme sonucuna göre yapılacak tebligattan itibaren 1 ay içinde hesaba yatırılacağı…“ hükmünü içerdiğini, buna göre Belediye Encümeni’nin 29.3.2002 tarih ve 407 karar nolu kararına göre, TEFE ve dolar kuru esas alınmak suretiyle değerlendirme yapılarak bu bölge için yapılmış olan alt yapı harcamaları da dikkate alınarak ihaleten satılan arsalara tezyidi bedel farkı olarak m2’sine 1,80 YTL yansıtılmasına karar verildiğini, davalı kooperatife 20.6.2002 tarihli yazı ile tezyidi bedel farkının bir ay içinde ödenmesinin bildirildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, kooperatif aleyhine yapılan takibe de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
2010/7664-17481
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibe 10.487,82.TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ve icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, davalı kooperatife konut alanı içinde tahsis olunan arsaların kamulaştırılması sırasında arsa maliklerine ödenen kamulaştırma bedel farkının, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 7.maddesi uyarınca davalıdan tahsili için itirazın iptali istemli eldeki davayı açmıştır. Davalı kooperatif, davacı tarafından kooperatife tahsis edilen parsellere ilişkin açılmış dava ve ödenmiş bir bedel farkı bulunmadığını savunmuştur. Davacı tarafından “… Toplu Konut” alanında bulunan ve kamulaştırılan parsellere ilişkin dava dışı 3.kişilerce açılmış bedel artırımı davalarına ilişkin karar suretleri ve ödemeleri güncellenmiş değerleri ile birlikte gösterir bir kısım hesap özeti dosyaya sunmuştur. Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi heyeti raporunda, davacı … tarafından hazırlanmış ve dosyaya sunulan, 1993 yılından 2002 yılına dek, o bölgeye ilişkin tüm ödemelerin 2002 yılı itibariyle güncellenmiş değerini gösterir belge esas alınarak, davalının 10.487,82.TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Ne var ki, bilirkişi tarafından ödemeye esas olarak alınan hesap çizelgesi, Belediyece hazırlanmış olup ödemelerin dayanağı gösterilmediği gibi, sunulan diğer belgelerden de kooperatife tahsis edilen parsellerle ilgili kamulaştırma bedel farkı ödenip ödenmediği anlaşılamamaktadır. Davacı …, kamulaştırma bedel farkına ilişkin ödemeleri ispat etmelidir. Öyle olunca Mahkemece, davalı kooperatife tahsis edilen parsellerle ilgili olarak açılmış ve karara bağlanmış dava dosyaları var ise dosya içine getirtilmeli, bu parsellere ilişkin ödeme yapılmış ise, açık ve anlaşılır şekilde dayanakları ile dosyaya sunmak üzere davacıya yeniden mehil verilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.