YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13600
KARAR NO : 2010/5759
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki ayıplı aml satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankanın çıkardığı kredi kartını kullandığını, 3.11.2008 tarihli ekstre geldiğinde diğer davalı firmadan 5.10.2008 ile 22.10.2008 tarihleri arasında 51 kez olmak üzere toplam 3.876 Tl bedelli telefon kontürü satın almış oluduğunu anladığını, oysaki bu harcamaları ve satın almaları kendisinin yapmadığını ileri sürerek 3.876 Tl borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı banka, kendilerine husumet düşmeyeceğini, 3 boyutlu güvenlik şifresi ile internet üzerinden yapılan işlemde şifreyi bilmeyen kişilerin işlem yapmasının mümkün olmadığını savunmuş, diğer davalı şirket ise davacının şifreyi saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilgisayar korsanlığı yoluyla bu işlemlerin yapılmasının mümkün olduğu, sanal klavyede kullanılmasınında bu korsanlığı engellemeye yeterli olmadığı, korsanlığı engellemeye yönelik tedbirleri almayan davalının kusurlu bulunduğu, davacının istemleri internet vasıtasıyla yapmadığının davalıca kabul edildiği, davacının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki dava davacıya ait kredi kartının kullanılması suretiyle davalı firmadan kontür satın alınması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup, davacı bu şekilde bir işlem yapmadığını iddia etmiş, davalılar ise olayda kusur ve sorumluluklarının bulunmadığı savunmuşladır. Taraflar arasındaki ihtilafın çözümü, kimin hangi oranda kusur ve
sorumluluğunun bulunduğu, özel ve teknik bilgili gerektirecek incelemeyi gerektirmektedir. Bir başka değişle ihtilaf, hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgi ve beceri ile çözülemeyecek nitelikte oluduğu için olayda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek, bilgisayar ve internet bankacılığı hususunda uzman bilirkişi ve bilirkişi kurulundan sistemin işleyişi, olayda harcamaların nasıl gerçekleştiği hususları ile tarafların kusur durumları hususunda rapor alınarak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.