YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3277
KARAR NO : 2012/2127
KARAR TARİHİ : 08.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 110 ada 1 parsel sayılı 34636,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle Çatalköprü Köyü Tüzel Kişiliği adına, 110 ada 5 parsel sayılı 5012,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü … … adına tespit edilmiştir. Davacı …, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın olağan usullerle kesinleştirilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğüne geri çevrilmesine, 110 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının çekişmeli 110 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki zilyetliğinin kiracılık sıfatına dayalı olup, asli zilyetliği bulunmadığı ve lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan keşifte dinlenilen tespit bilirkişileri …ve …’nın yalnızca duyuma dayalı beyanlarına dayanılarak karar verilmiştir. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, taşınmazın bulunduğu yeri ve öncesini iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve tarafsız kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, usulüne uygun şekilde davetiye ile çağrılan davacının tanık olarak bildirdiği kişiler ve kadastro sırasında görev yapan tüm tespit bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklar ile tespit bilirkişilerinden, dava konusu taşınmaz üzerinde tespit maliki … …’in terekesine göre 3. kişi olan davacının zilyetliğinin malik sıfatına mı yoksa kiracılık sıfatına mı dayalı olduğu kesin olarak tespit edilmeli, keşifteki beyanlar arasında oluşabilecek çelişkiler de gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeli, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri de yeniden taşınmazın başında dinlenip, çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan delillerin sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz olduğu gibi dava 110 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında olup, davacının 110
ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davası bulunmadığı, esasen 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı da askı ilan süresi içinde dava açılmadığından kesinleşmiş olduğundan, davanın konusu olmayan 110 ada 1 sayılı parsel hakkında “karar verilmesine yer olmadığı” belirtilerek dosyaya getirtilen tutanak aslının Tapu Sicil müdürlüğüne iade edilmesi gerekirken, davanın reddine ve tutanak aslının olağan usullerle kesinleştirilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğü’ne geri çevrilmesine” karar verilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.