Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5758 E. 2012/24368 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5758
KARAR NO : 2012/24368
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinden Mart 1985-15.7.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili ile … tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Mart 1985-15.7.2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 15.3.1985- 15.7.2004 tarihlerini arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş, ancak istek sadece tanık sözlerine dayanılarak hüküm altına alınmıştır.
Oysa, ifadeleri hükme dayanak alınan ve çalışmayı doğruylayan davacı tanıkları, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları veya işyeri sahipleri de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.Tanık beyanları yeterince ayrıntı içermeyen soyut ifadelerden oluşmakta olup çalışma olgusunu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlamaya elverişli değildir. Öte yandan tespiti istenilen süreler çok öncelere ilişkin bulunduğundan tanıkların bu sürelerle ilgili bilgileri bu güne değin eksiksiz olarak hafızalarında korumaları da hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez.
Yapılacak …, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıklarını yada komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını yoksa işyeri sahiplerini tespit edip beyanlarına başvurmak, beyanları detaylı bir şekilde alarak çalışma olgusunu hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve gerekirse işyerinin işçi çalışmayı gerektirecek bir işyeri olup olmadığı, davalının sadece çocukları ile birlikte çalışmasının yeterli olup olmayacağının ve çalışma ortamının tespiti açısından mahallinde keşif yaparak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 16.6.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün ve 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2004/21-35-64 E.ve K. 15.10.2003 gün ve 2003/21-634-572 E. ve K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’e iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.